Konuyu Okuyanlar:
1 Ziyaretçi

Elder Scrolls Fıkraları
#1
Bu konuda Elder Scrolls fıkralarını paylaşabilirsiniz arkadaşlar. Ben başlayayım:

İçeriği GösterSpoiler:
[+] vatansever isimli üyenin iletisini 15 üye beğendi
#2
İnci sözlükte vaktiyle ''Kurnaz Tavşan'' Diye bir hikaye vardı onun alternatifi sanırım Cheesy
#3
(03.02.2017, Saat: 22:46)muhamet4434 Adlı Kullanıcıdan Alıntı: İnci sözlükte vaktiyle ''Kurnaz Tavşan'' Diye bir hikaye vardı onun alternatifi sanırım Cheesy

Ben lisedeyken duymuştum, en az 6 sene geçmiş.
#4
Ulfric'in kapasite o kadar. Dua etsin, arada belki bakımlı güzel bir şey çıkar xd 

İçeriği GösterSpoiler:
#5
İçeriği GösterSpoiler:
[+] Diist Kiin isimli üyenin iletisini 6 üye beğendi
#6
nordun biri ısrarla yarım elma satın almak ister. satıcıysa yarım elma veremeyeceğini belirtir. nord patavatsızlığından olacak ki adama ısrar edip durur. uzun bir süre tartıştıktan sonra satıcı norddan kurtulmak için "peki, patrona sorayıp geleyim." der.aşağı inip "efendim, ayının teki yarım elma istiyor." arkasına dönüp nordun arkasında olduğunu kendisine sinirli sinirli baktığını görünce hiç bozuntuya vermeden "diğer yarısını da bu beyefendi alacakmış" der. patron işi yokuşa sürmeyip hemen yarım elmanın verilmesini ister.sonrada satıcıyı çağırıp "gerçekten durumu iyi kurtardın.ticarete yeteneğinin olduğu açık.morrowindli misin yoksa başka bir yerin dunmeri misin?" diye sorar.satıcı "balmoralıyım" diye cevap verir.adam cyrodillde ne işi olduğu sorunca satıcı cyrodillin iş hayatı ya da politika açısından çok cazip bir yer olduğunu büyücülerin siyasetçilerin askerlerin zengin olamk ve güçlenmek isteyen herkesin cyrodille geldiğini anlatır ve "morrowinddekiler ya ölüçağıran oluyor ya da fahişe" der.bir anda beni benzi atan adam "bilmiyor musun benim karım da dunmer." diye bağırır.gülümseyen satııcıysa hemen cevap verir "öyle mi efendim peki genelde hangi mezarlıkta takılıyor?"
[+] süleyman maik isimli üyenin iletisini 3 üye beğendi
#7
Dunmerın biri red mountainin patlamasından sonra skyrime kaçmaktadır.yolda bir ordinator yakalar ve arama yapar. çantaların birinde bir vivec heykeli bulur.bu nedir diye sorar.dunmer "bu nedir değil bu kimdir diye sormanız lazım.bu vivectir şair tanrı.dunmer halkına iyilik getirendir.ben de bunu bize getirdiği iyilikleri hatırlatması için yanıma aldım her ne kadar artık gerçek bir tanrı olmasa da." tamam der ordinator ve adamın geçmesine izin verir
skyrim sınırında da bu sefer nord guardları durdurur.heykeli görüp bu nedir diye sorarlar.dunmer "bu nedir sorusu yanlıştır bu kimdir diye sormalısınız.bu vivectir.false gods denilen yılan sürüsünün dilidir.onun yalanları yüzünden biz bu hale geldik ve mülteci olduk.onun heykelini yanıma aldım ki her gün ona lanet okuyayım."tamam der nord guard geç.
sonra en sonunda kendisinden önce skyrime yerleşmiş akrabalarının yanına gelir.heykeli gören akrabaları sorar bu kimdir diye.dunmer cevap verir "bu kimdir sorusu yanlıştır bu nedir diye sormanız lazım.bu 10 kilogram, 24 ayar altın.vergisiz, gümrüksüz, üstelik kdvsiz."
[+] süleyman maik isimli üyenin iletisini 9 üye beğendi
#8
silvenar(bosmerlerin ruhani lideri), shezzarine(nordların ruhani lideri) ve mane (khajitlerin ruhani lideri) bir portalın içinde seyahat etmektedir. shrezzarine derin bir nefes alır ve "az önce skyrim'den geçtik." der.diğerleri "nereden anladın?" diye sorarlar.shezzarine "high hrothgarın temiz havası ciğerlerimi doldurdu oradan anladım." der. silvenar ve mane bundan çok etkilenir.bir süre sonra silvenar "az önce valenwood'dan geçtik." der.diğerleri "nereden anladın bunu?" diye sorarlar."az önce elder rootun tepesinde öten kuşların sesini işittim." der gururla.diğerleri bundan etkilenirler.az bi zaman sonra bu seferde mane "elsweyrin içinden geçiyoruz." der.diğerleri buna şaşırır nereden anladın bunu derler.mane "az önce para kesemi çaldılar."
[+] süleyman maik isimli üyenin iletisini 11 üye beğendi
#9
sotha sil, vivec ve alemexia ıssız bir adaya düşmüşler. alemexia bir gün sotha sile gelip "şu viveci öldür de her zamanki cinsel hayatımıza devam edelim." demiş.bizim sotha silden ses yok tabi. bir müddet sonra da vivec sotha sile gelip demiş "şu alemexiayı öldür de her zaman ki cinsel hayatımıza devam edelim." bizimkinden yine ses yok.böyle böyle günler ayları kovalamış alemexia gelmiş aynı istek, vivec gelmiş aynı istek.en sonunda sotha dayanamamış ikisini de öldürüp her zamanki cinsel hayatına devam etmiş.
[+] süleyman maik isimli üyenin iletisini 5 üye beğendi
#10
Bir Dunmer, bir Altmer ve Ulfric, İmparatorluk gizli servisinde çalışmak için kurum sınavlarına girmişler, hepsi başarılı olmuş ve gizli karargaha son bir sınav için çağrılmışlar. Baş casus bunlara odalarda herbirinin karısının bulunduğunu, arbaletle onları vurursalar sınavı geçeceklerini söylemiş. Aslında arbalet bozukmuş, ancak adaylar bunu bilmiyorlarmış. Amaç adayların kararlılığını ölçmekmiş.

İlk Dunmer odaya girmiş, uzun bir aradan sonra ağlayarak dışarı çıkmış ben karımı vuramam diye.

Sonra Altmer diğer odaya girmiş, yine uzun bir aradan sonra o da dışarı çıkmış, karısını vuramayacağını söylemiş.

En son Ulfric kendi odasına girmiş, bir süre sonra odadan büyük bir gökgürültüsü sesi gelmiş. Adaylar ve ajan hemen odaya koşmuşlar. Kadın duvarın dibinde kanlar içinde ölü yatıyormuş. Ulfric, "Arbalet bozuk çıktı, shout atarak öldürdüm," demiş.
[+] vatansever isimli üyenin iletisini 5 üye beğendi
#11
Red Mountain patladıktan sonra, Dunmer'ın biri Skyrim'e göçmeye karar verir. Tam yola çıkacağı gün, pasaportunu kaybeder. Kara kara ne yapacağını düşünürken, yolda bir pasaport bulur. Şansa bakın ki, pasaport High King Torygg'a aittir. ''Ne olacaksa olsun.'' diyerek kendi fotoğrafını yapıştırır, ve Skyrim'e doğru yol alır.

Skyrim sınırında, Stormcloak Muhafızları durdurur bizim Dunmer'ı. Askerin teki kendisini ararken, diğeri de belgeleri kontrol etmeye başlar. İsme bakar, ''High King Torygg'' yazıyor, karşısında duran adam ise Dunmer. Birkaç şaşkın bakıştan sonra, muhafız diğer askere sorar;

''Ula bu Torygg parçalanmış mıydı, yanmış mıydı?''
[+] Hawke isimli üyenin iletisini 3 üye beğendi
#12
[fon‌t='Source Sans Pro', sans-serif]Ulfric ve Tullius, High Hrothgar'daki toplantıda birbirlerine hava atmaktadırlar .Tullius, Ulfric'e "Bizde öyle güçlü büyücüler var ki, ölüyü diriltiriz" der. Ulfric altta kalmaz ve karşılık olarak "Bizde öyle bir büyü var ki, ordudaki bütün askerlere 100 metreyi 3 saniyede koşmayı öğretiyoruz" diye cevaplar.[/font]

[fon‌t='Source Sans Pro', sans-serif]Windhelm'e döndüğünde, Ulfric'i bir düşünce alır. Danışmanlarını çağırtır ve attığı palavrayı anlatır. "Haftaya Tullius geliyor. Yalanımız ortaya çıkacak, acaba ne yapsak?" diye sorar. Danışmanlarından biri hemen yanıtlar:[/font]

[fon‌t='Source Sans Pro', sans-serif]"Onlara ölüyü nasıl dirilttiklerini sordunuz mu?"[/font]
[fon‌t='Source Sans Pro', sans-serif]"Hayır sormadık."[/font]
[fon‌t='Source Sans Pro', sans-serif]"O halde hiç korkmayın kralım. Tullius'dan Tiber Septim'i diriltmesini isteyin. Diriltmezse o rezil olur. Yok eğer diriltirse, siz zaten 100 metreyi 3 saniyede koşarsınız!"[/font]
[+] Hawke isimli üyenin iletisini 3 üye beğendi
#13
(20.03.2017, Saat: 16:36)vatansever Adlı Kullanıcıdan Alıntı: Bir Dunmer, bir Altmer ve Ulfric, İmparatorluk gizli servisinde çalışmak için kurum sınavlarına girmişler, hepsi başarılı olmuş ve gizli karargaha son bir sınav için çağrılmışlar. Baş casus bunlara odalarda herbirinin karısının bulunduğunu, arbaletle onları vurursalar sınavı geçeceklerini söylemiş. Aslında arbalet bozukmuş, ancak adaylar bunu bilmiyorlarmış. Amaç adayların kararlılığını ölçmekmiş.

İlk Dunmer odaya girmiş, uzun bir aradan sonra ağlayarak dışarı çıkmış ben karımı vuramam diye.

Sonra Altmer diğer odaya girmiş, yine uzun bir aradan sonra o da dışarı çıkmış, karısını vuramayacağını söylemiş.

En son Ulfric kendi odasına girmiş, bir süre sonra odadan büyük bir gökgürültüsü sesi gelmiş. Adaylar ve ajan hemen odaya koşmuşlar. Kadın duvarın dibinde kanlar içinde ölü yatıyormuş. Ulfric, "Arbalet bozuk çıktı, shout atarak öldürdüm," demiş.

asdasdAS:dAS.das.dasdaS.dQAW:d gece gece haykırdım evde sonu okuyunca asdaSd.A
#14
   Vivec ve bir hipopatom  cennetin kapısına gelirler. melek "baylar, bugün sadece  bir kişilik yerimiz var.bu yüzdende küçük bir yarışma yaparak hanginizin burayı daha çok hakettiğini anlamaya çalışacağım.şimdi bana cevap verin yaşamın anlamı nedir?" diye sorar. vivec önce başlar ve der.
 
 "varlık'ın kendisini düşünmek açıkça bütün metafizikte olduğu gibi yalnızca varolanlar aracılığıyla ve kendi temelleri bakımından yorumlandığı ve temellendirildiği ölçüde varlık'a aldırmamayı gerektirir."

 

hipopatom daha hiçbir şey demeden melek elini omuzuna atar ve "hey dostum, bugün şanslı günün."