Konuyu Okuyanlar:
1 Ziyaretçi

ESO Lore #3 - Hel Ra Citadel
#1
Brick 
Herkese selam Akatosh'un güzel çocukları. Uzun bir aradan sonra Elder Scrolls Online lore serimize devam ediyoruz. Bu sefer ki durağımız trialler. Bilmeyenler için hemen minik bir özet geçelim, Elder Scrolls Online'da 4 kişi yaptığınız dungeonlar, ve 12 kişi yaptığınız trialler bulunuyor. Trialler daha çok efor ve takım içi koordinasyon gerektiriyor. Hal böyle olunca çoğu kişi oynadığı trialin aslında ne olduğunu, nelerin döndüğünü bilmiyor. Biz de bugün bu açığı kapatmaya çalışacağız.
Kısaltmalar;
Hel Ra Citadel = HRC
Aetherian Archive = AA


Oyunda ben bu yazıyı klavyeye aldığım an itibariyle 6 adet trial bulunuyor. Bunlardan Craglorn trialleri diye adlandırılan Aetherian Archive, Hel Ra Citadel ve Sanctum Ophidia üçlüsünü ele alacağız şimdilik. Diğer ikisi de kendi içinde bağlantılı, onlara da diğer zamanlarda uğrarız. Ve bir de Maw of Lorkhaj var. İlk durağımız Yokuda savaşçılarının mekanı Hel Ra Citadel.

Belki sormak aklınıza gelmiştir, bu üç trialin ortak noktası ne diye, hemen açıklayalım. Celestialler. Skyrim oynayanların aşina olduğu üzere oyunun başında üç muhafız taşından birini seçiyoruz, Mage (Büyücü), Warrior (Savaşçı) ve Thief (Hırsız). Bu arada ben ESO oynayanlara kolaylık olması için İngilizce karşılıklarını kullanacağım. Bu üç taş aslında gökyüzündeki takım yıldızlarının başları. Üçünün kendine ait bir döngüsü, rotasyonu var. Dördüncü olan Serpent ise bir istisna. Kafasına göre gezip diğer takımyıldızlara zaman zaman kafa atan bir unsur kendisi. Peki bunlar gökyüzündeki sıradan parıldayan ışık noktaları mı? Tabi ki de hayır. Bu noktada yaratılış devreye giriyor. Detaya girmeyeceğim fakat Elder Scrolls oyunlarında gökyüzünde gördüğünüz yıldızlar aslında bir zamanlar yeryüzünde bulunan tanrıcıklara ait delikler. Yaratılışa ait detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz. Elder Scrolls Online'da Serpent takım yıldızı, tehdit konusunda başarılı oluyor ve diğer takım yıldızlarını yeryüzüne yani Nirn'e gönderiyor. Onlar da Craglorn bölgesine düşüyor. Mage, Aetherian Archive'a düşüyor. Warrior ise Hel Ra Citadel'e düşüyor. Thief gizemli ve sinsi olduğu için bir şekilde sıyrılıyor ve baş psikopatımız Serpent ise Sanctum Ophidia'da buluyor kendisini. Craglorn triallerinin genel özeti ve bağlantısı bu şekilde. Esasında Mage ve Warrior, birer muhafız olduğundan bize düşman değiller fakat Serpent'in hilesi sonucu raydan çıkıyorlar. Böylece HRC ve AA'nın son bossları olarak kendileriyle kapışıp içlerinde deyim yerindeyse kötü ruhu atıyoruz. Warrior yeryüzüne indiğinde kendisi gibi savaşçı İmparator Tarish-Zi'yi diriltiyor. Tarish-Zi de kendi askerleri olan Anka-Ra'yı[1] diriltiyor.

Celestial Warrior


Şimdi gelelim Hel Ra Citadel'in hikayesine...

Hel Ra Citadel, İmperiyal tarihçilere göre Tamriel'a batık Yokuda kıtasından gelen Yokudalıların inşa ettiği bir hisar. Yokudalılar günümüzdeki Redguardların ataları oluyor. Sıradan halk kıyı kesimlere yerleşirken daha cesur ve savaşçı olan Anseiler ise iç kesimlere doğru ilerliyor. Bir nevi arkadan gelen göçmenlere yer açma vazifesi görüyorlar. Onlar Hammerfell ve civarına göç etmeden önce burada Nede ırkı mesken tutmaktaydı. Nedeler gökyüzünü inceleyen, astrolojide oldukça gelişmiş bir ırk. Kendileri aynı zamanda günümüz Imperiallerinin de atası sayılır. Savaşçı olan Yokudalılar ilk geldiklerinde doğal olarak karşılaştıkları Nedeleri katledip biçtiler ve kendilerini sağlama almak için Hel Ra'yı inşa ettiler. Aynı zamanda kimi efsanelere göre bu hisarda Yokudalılar şanlı Ansei savaş sanatını sürdürmekteydi. Anseiler öyle savaşçılar ki, kendi ruhlarından kılıç yaratabiliyorlar. Bu forma da Shehai deniyor. Tabi bu öyle kolay bir şey değil ve herkes Shehai formuna bürünemiyor. Elder Scrolls evreninde günümüzde bu gelenek tamamen unutulmuş durumda.

Birinci Çağda Tamriel'a göç eden Yokudalılar tarafından inşa edilen bu hisar, 2. Çağ 582 civarına kadar mühürlü kaldı. Tüm bu süre boyunca hisara kimse girmedi dolayısıyla içeride neler olduğunu bilen yok. Fakat bizim Celestiallerimizin yeryüzüne inmesiyle beraber işler değişir. Kapılar açılır ve içeri kaşifler, zindan maceracıları ve Redguardlar üşüşür. Atalarının mirasını görmek için hisardan kaya parçalarını bile söküp götürmekten geri kalmazlar. Fakat giden gelmiyor, acep nedendir diyerek olaya karakterimiz müdahil olur. Trialdeki mobların diriltilmiş Yokudalı askerler olduğunu belirtelim. Son bossta da Warrior ile savaşıp bir kez daha günü kurtarıyoruz.




[1]Anka-Ra: Konudan sapmamak için dipnotta anlatıyorum. Anka-Ra, Ra-Gadaların savaşçı grubuna verilen isim. Ra-Gada ise Redguardların bir önceki ismi. İsim zamanla değişerek Redguard halini almış. Yani özetle, Ra-Gada kelimesi, Redguardın eski hali. Anka-Ra savaşçılarını da Japonların Samuraylarına benzetebiliriz.
Anka-Ra savaşçıları imparatorları Tarish-Zi'ye ölesiye bir bağlılıkla bağlanmışlardı. Warrior imparatoru diriltince askerler de dirilmiş oldu.