Konuyu Okuyanlar:
1 Ziyaretçi

Başsız Atlı'nın Günlüğü - 1. Kısım Yayımlandı! (Hikayesi Serisi)
#1
[Resim: 3zat5gcn.png]

Hikaye Müziği

[spoiler]









[/spoiler]

[spoiler="1. Kısım"]







Tirdas, Morning Star'ın 27. günü, ME 1397

Skyforge'un yakınlarındaki Jorrvaskr Bal Likörü Salonu'nun karşısında, yarım mil ötede, Snow Elflerin son kuşatmasından kış şartlarının hiddeti sayesinde kurtulan Godvar Kalesi, simsiyah bir şekilde duruyordu. Hava bozuktu. Ufku, küflü, kara bulutlar örtüyor, sürülerle geçen kargalar tam kalenin üstünden uçarak acı acı bağırıyorlardı.

Kale kapısının sağındaki siperde sakince duruyordum. Yavaşça kımıldadım. Öğlenden beri rutubetli rüzgarın altında düşünüyordum. Uzakta belirsiz sisler içinde süzülen dağa bakıyordum. Burada  kalabalık bir Snow Elf grubu saklanmaktaydı. 

Onlara Skyforge yolunu bir ölüm seddi gibi Godvar kapatıyordu. Lanet kargalar hala uğursuz sesleriyle her tarafı gürültüye boğmaya devam ediyordu. Ağlamaktan ıslanmış gözlerimi ovuşturdum. Şimdiye kadar, asker olmadığım halde, elflerle yapılan onlarca savaşa girmiştim.

Küçük kalemizin komutanı Ysgramor'un ordusuna katılıp Solstheim fethine gitti. Oradaki Snow elflerinin lideri Kar Prensi oldukça fazla zorluk çıkardığından Skyrim'de seferberlik ilan edilmiş ve ordularımızın büyük çoğunluğu oraya intikal etmiştir.

Nihayet Kar Prensi devrildikten sonra gözcülerimiz Godvar Kalesi'nin yakınlarındaki dağlara nordların öfkesinden korkup sığınmak zorunda kalan bir grup Snow elf gözlemledi. Bu da yetmezmiş gibi kalemizin komutanı Solstheim'de şehit düşmüştü ve başımıza yeni biri de atanamamıştı. Elimizde yeterli adam olmadığından onlara saldırı düzenleyemedik.

Fakat onlar sayıca bizden daha üstün olduklarını fark ettiklerinden dolayı çaresizlikten midir yoksa prenslerinin ölümünün intikamını almak istediklerinden midir bilinmez kalemizi sürekli kuşatmaya çalışıyorlardı. Onları her defasında geri püskürtüyorduk. 

Ancak artık kaynaklarımız tükenme noktasına gelmişti. Bu kuşatmalar sırasında da pek çok iyi adamımızda şehit düşmüştü ve beklediğimiz erzak ve askeri yardımlarda bir türlü bize ulaşamıyordu. Hava şartları nedeniyle olsa gerek.

Godvar'da komutandan sonra sözü geçen tek kişi bendim. Kalede uzun yıllardır çalışıyordum. Her işi yaptım. Hatta buranın temeli atılırken bile ben vardım. Bir süre daha başımıza yeni bir yönetici gelemeyeceğinden ne istersem yapabilirdim. Bu zor zamanlarda yönetimi devralıp inaçları zayıflamış bu insanlara önderlik etmek zorundaydım. Çünkü bunu başka kimse yapmayacaktı. Bu tanrıların bana sunduğu bir fırsattı.





[/spoiler]
#2
Düzenlendi.
#3
Bu elmanı random gezerken görüyoruz takip ettiğimizde bizi bir yere götürüyor mu? Bir içerik var mı onunla ilgili? Yoksa öyle dolanıyor mu sadece. Biraz takip etmiştim atla arkasından gitmiştim gördüğümde. Biraz gittikten sonra sıkıldım bıraktım. FT atıp görev yerine giderek görevime devam ettim.
#4
(21.03.2018, Saat: 13:49)ibodala Adlı Kullanıcıdan Alıntı: Bu elmanı random gezerken görüyoruz takip ettiğimizde bizi bir yere götürüyor mu? Bir içerik var mı onunla ilgili? Yoksa öyle dolanıyor mu sadece. Biraz takip etmiştim atla arkasından gitmiştim gördüğümde. Biraz gittikten sonra sıkıldım bıraktım. FT atıp görev yerine giderek görevime devam ettim.

Bildiğim kadarıyla Başsız Atlı ile ilgili bir görev yok. Ben de takip etmiştim bir kez.
Hava karardığında ortaya çıkıp, gün ağarmadan Akçay yakınında Hamvir's Rest diye bir yere ulaşıyor.
Yakınında iken kurt, haydut falan öldürünce ıslık çalıyor ve "Nihayet" diyor.
Bir şeyler söylüyor ama uzakta iken daha çok anlaşılıyor gibi,
fakat pek kulak vermedim görev falan yok diye.
Mutlaka bir şeye gönderme bir karakterdir ama araştırmadım.