Konuyu Okuyanlar:
1 Ziyaretçi

ESO Lore #4 - Ana Oyunun Hikayesi
#1
Brick 
İçerik
1. Remanların Çöküşü
2. Varen Aquilarios'un Yükselişi
3. Ruh İnfilakı ve Kaos
4. Solucan Kral Mannimarco
5. Irz Düşmanı Molag Bal
6. Loncalar Birleşiyor
7. Son Mücadele
Okuyacağınız yazı Elder Scrolls Online'ın ana hikayesini anlatmaktadır. Dolayısıyla ek paketler dahil edilmemiştir. Doğal olarak ana hikaye görevlerine dair bol miktarda spoiler içerir.

İttifakların birbirleriyle olan savaşlarını ve ek paketlerin konularını sırasıyla inceleyeceğiz. 
Elder Scrolls Online, seri Elder Scrolls oyunlarından 1000 sene öncesinde, 2. Çağ 582'de geçmektedir. Oyunun ana hikayesine girmeden önce biraz temel bilgiler verelim.
Remanların Çöküşü

Birinci Çağ'ın sonunda, Ejderdoğan İmparator olan Reman Hanedanı'nın çöküşüyle Tamriel'da güç boşluğu oluşmuştur. Oluşan bu boşluğu, sonradan kurulan çeşitli ittifaklar birbirleriyle savaşarak doldurma yarışına girmişlerdir. Öte yandan son Reman İmparatorunun ölümüyle de Akatosh tarafından kutsanan Kralların Madalyonu kaybolmuş ve Ejderateşi sönmüştür. Peki nedir bu Ejderateşi? Tamriel kıtasının üzerinde bulunduğu Nirn, Akatosh'un Birinci Çağ'da Alessia'yı kutsayarak kendisine verdiği Kralların Madalyonu ile Ejderateşi'ni yakmıştır. Bu ateş, Mundus'a herhangi bir Daedrik Prensin doğrudan müdahil olmasını engelleyen bir bariyer görevi görmektedir. Ateş söndüğünde veya zayıfladığında doğal olarak bariyer de zayıflamaktadır. Yani kolye ve ateş birbirleriyle bağlantılı denebilir. Kolyenin kaybolup ateşin söndüğü en çok bilinen dönemler Elder Scrolls Online ve Oblivion oyunlarıdır. Dördüncü oyun olan Oblivion'da Martin Septim'in ölümüyle Septim soyu sona ermiş ve Mundus bir kez daha Daedra tehdidine açık hale gelmiştir. 

Konumuza dönelim, III. Reman'ın suikasti ile ejderkanı taşıyan imparatorların sonu gelmiştir. Mundus'a bu sefer musallat olacak olan Daedrik Prens ise Molag Bal'dır. Daedrik Prensler her ne kadar tanrısal güçlere sahip olsalar ve Ejderateşi yanmıyor olsa da, kendi kafalarına göre doğrudan Mundus'a giremezler. Mundus içerisinden bir destek bulmaları gereklidir. Bunu da çeşitli tarikatlar, kültler sayesinde gerçekleştirirler. Peki her destekçi bulan Daedrik Prens, Mundus'ta hak iddia edemez mi? Aslında edebilir, fakat riski göz önünde bulundurmaları şartıyla. Bilinen Daedrik Prensler 16 tanedir ve bu 16 prensin hepsi kendince sebeplerle Mundus'ta güç sahibi olmak isterler. Prenslerin ahlakı, niyetleri bilinemez. Görüldüğü üzere Mundus, ortada bulunan bir pasta ve prensler kendi dilimlerini arttırma peşindedir. Ama olur da bir tanesi büyük bir pay almaya kalkarsa bu sefer diğerlerinin tepkisini çeker. Bu yüzden bir Daedrik Prensin tek başına bütün Mundus'u ele geçirmesi çok nadir ve zordur. Şunu da belirtelim, Mundus'ta pay sahibi olmak istiyorlar diye bütün Daedrik Prensler art niyetli değildir. Aralarında iyi diye hitap edilenler de vardır (Meridia, Azura örneğin).

Toparlayacak olursak ESO hikayesi aslında şu şekilde ilerler; İttifakların kurulması ve kendi aralarında savaşması ve önce Mannimarco'nun Vanus Galerion önderliğinde, sonra Molag Bal'ın Meridia önderliğinde durdurulması. İlk önce bu kaos ortamının nasıl oluştuğundan başlayarak ilerleyelim.


Varen Aquilarios'un Yükselişi
Remanların soyunun tükenmesi ile tüm Tamriel üzerinde hakim olan güç gitmiştir. Yerine çeşitli taht iddiasında bulunanlar Imperial City'yi ele geçirip kendilerini imparator ilan etmiştir. Fakat bunların hakimiyeti genelde Cyrodiil sınırları dışına çıkmamıştır. Tamriel kendi içinde çeşitli krallıklara, dükalıklara bölünmüştür. Ordusunu toplayan Imperial City'yi işgal edip kendisini imparator ilan edebiliyordu. Bunlardan biri de Reachmen olan (Skyrim'deki Forswornların ırkı) Durcorach the Black Drake'tir (Longhouse hanesi). Fakat kaba kuvvetle tahtı ele geçirmek, meşru hükümdarlık elde etmek için yeterli değildir. Başkentte asırlardır var olan ve yönetimde büyük nüfuza sahip Tharn ailesinden Veraxia Tharn ile evlenir. Böylece kendi hükümdarlığını sağlamlaştırır. Durcorach'tan sonra tahta oğlu Moricar geçer. Moricar, kendi oğlu Leovic'i yine Tharn ailesinden olan Clivia Tharn ile evlendirir. Böylece Leovic yeni imparator, Clivia da imparatoriçe olmuştur. Clivia'nın babası Abnur Tharn ise Şansölye görevindedir (bir nevi imparatorluğun ikinci adamı). Leovic, kendi kültüründe Daedra inancının yaygın olması dolayısıyla Daedralara tapınmayı yasallaştırır. 

Varen Aquilarios, Kadim Tomarları okumaktan kör olmuştur.

Bu kararı onun sonunu hazırlamıştır. Cyrodiil'in dindar olan ve daedralardan nefret eden imperiyal halkı bu karara karşı çıkar, isyanlar başlar. Ana hikayedeki kahramanımız Varen Aquilarios, o zamanlar Chorrol şehrinin kontudur. Varen, yeğeni Carolus Aquilarios'un kontu olduğu Kvatch'taki İkinci Lejyonun komutasını eline alır ve Leovic'in ordularını teker teker imha etmeye başlar. Bu sırada Abnur Tharn ile gizlice mektuplaşır. Aralarında yaptıkları anlaşmaya göre Abnur Tharn, desteğini Leovic'ten çekecektir. Varen Aquilarios ordusuyla İmparatorluk Şehrine girer ve Leovic'i öldürür. Taht bir kez daha el değiştirmiştir. Kocası öldürülen Clivia Tharn ise Varen ile evlendirilir. Fakat Varen Aquilarios erdem sahibi bir insandır. Tarihin bile unuttuğu gelip geçen sıradan bir imparator olmak istememektedir. Onun amacı Remanlar gibi ejderkanına sahip, gerçek İmparator olmaktır. Bunun için Kralların Madalyonu'na ihtiyacı vardır. Madalyonun yeri ise bilinmemektedir. Madalyonun yerini ve Varen'i hakiki bir imparator yapacak olan ayini bildiğini söyleyen Mannimarco ile Varen işbirliği kurar. Varen'in yardımcısı Abnur Tharn, yarı dev savaşçı Lyris Titanborn ve de Varen'in Ejdermuhafızı olan Sai Sahan kendi aralarında kolyeyi bulma amacıyla Beş Yoldaşlar'ı kurar.

Gel zaman git zaman kolyenin yeri bulunur ve ayine başlanır. Beşli, ayini yaptığı sırada Mannimarco diğer dörtlüyü felç edip gerçek niyetini açığa çıkarır. Kendisi Molag Bal ile işbirliği yapmıştır ve Kralların Kolyesi ile Ejderateşini yakmak yerine tam tersini yapar. Yani Mundus ile Oblivion arasındaki bariyer zayıflatır. Bu esnada Ruh İnfilakı gerçekleşir. Tamriel'in dört bir köşesine yayılan büyü şoku ile büyücüler ya ölür ya da delirir. Beşlimizden Lyris Titanborn tutsak edilir, Sai Sahan kolyeyi alıp kaçar, Varen sırra kadem basmıştır, Abnur Tharn ise Mannimarco'nun güvenini kazanmak için onunla işbirliğine gider. Fakat asıl niyeti ikili oynayıp onu gözlemektir.

Ruh İnfilakı ve Kaos

Ruh İnfilakı gerçekleştikten sonra Varen hafızasını kaybeder. Ata Güve Rahiplerinin Tapınağı yakınlarında bulunur. Rahipler Varen'in kim olduğunu bilmemektedir ve acıma duygusuyla kendisine yardım ederler. Bu olay tarihin kaderini değiştirecektir. Kadim Tomarları zorlanmadan okumaya başlayan Varen sadece geçmişini değil geleceği de öğrenmeye başlar. Bu gelişme diğer rahiplerin de ilgisini çekmiştir. Çünkü Kadim Tomarları okumak için yıllar süren bir eğitim gerekmektedir. Tomarları okumanın bedeli olan körlük Varen'de etkisini gösterir ve görme yetisini kaybeder. Varen'in tomarlardan öğrendiği bilgiler etrafa yayılır ve Mannimarco'nun dikkatini çeker. İhanetten tutuklatıp Molag Bal'ın Coldharbour diyarına gönderilir. Bu anda hikayeye bizler dahil oluyoruz. Vestige lakabıyla anılan karakterimiz, Varen'in yönergeleriyle Molag Bal'ın planına son vermeye çalışacaktır.


Ruh İnfilakının gerçekleşmesiyle Tamriel'ın dört bir yanına çok güçlü büyü dalgaları yayılmıştır.


Karakterimiz Beş Yoldaşların üyelerini tekrar toplamaya başlar. İlk olarak Lyris ile temasa geçilir. Bir süre sonra Abnur Tharn ortaya çıkıp ekibe dahil olur. Abnur'un araştırmaları sayesinde Sai Sahan'ın yeri tespit edilir ve kendisi ekip tarafından kurtarılır. Daha sonraları Kralların Madalyonu'nun yeri bulunur. Ekibimiz Madalyonu almaya gittiği sırada Mannimarco karşımıza çıkar.

Solucan Kral Mannimarco

Şimdi gelelim Mannimarco'nun hikayesine. Mannimarco, Büyücüler Koleji'nin kurucusu olan Vanus Galerion ile sıkı dosttur. Fakat Mannimarco karabüyü ve nekromansi ile fazla haşır neşir olur. Karabüyünün kullanımı da yasaklanmıştır. Sonuç olarak iki eski arkadaş düşman olurlar, kendi yollarına giderler. Daha çok güç peşinde koşan Mannimarco zıvanadan çıkar ve Daedrik Prens olan Molag Bal ile işbirliğine gider. Mannimarco'nun planına göre kendisi portallar açıp Molag Bal'ın ordularını Tamriel'a sokacaktır. Bu sayede kendisini hükümdar ilan edecektir. Molag Bal'ın da planı Tamriel'ı ele geçirmektir. Mannimarco ve Molag Bal işbirliği çok uzun sürmez. Mannimarco kendisini ölümsüzlüğe ve tanrılığa çıkartacağı sırada Molag Bal olaya müdahil olur. Mannimarco, Molag Bal'a kazık atmaya kalkmıştır fakat başaramaz. 

Bu noktada Mannimarco durdurulmuş ve ana hikayedeki görevi sona ermiştir. Sıra geldi Molag Bal'ı durdurmaya ve neden Tamriel'ı ele geçirmek istediğine.

Irz Düşmanı Molag Bal

Tecavüzün, şerefsizliğin, ırza geçmenin ve her türlü bilimum pisliğin Daedrik Prensi olan Molag Bal, Solucan Kültünün lideri Mannimarco ile işbirliğine giderek Nirn'ü (Tamriel'ın üzerinde bulunduğu gezegen) kendi diyarı olan Coldharbour'a çekmeye çalışmaktadır. Şimdi sorabilirsiniz, sebebi neydi ki? Bunun sebebi aslında çok derin. Daha önce yazdığım Molag Bal'ın Meridia Aşkı isimli yazıyı okursanız net bilgiye sahip olabilirsiniz. Ben yine de o yazının sadeleştirilmiş versiyonunu buraya koyuyorum.

İçeriği GösterMolag Bal ve Meridia İlişkisi:



Loncalar Birleşiyor


Molag Bal, Tamriel'ı Coldharbour'a çektiği sırada Hollow City adında bir şehri de çeker. Bu şehir eskiden Meridia'ya ithafen kurulmuş olan bir şehirdir. Ve şehir Coldharbour'da olmasına rağmen Molag Bal'ın kontrol alanı dışındadır. Şehir bizzat Meridia tarafından korunmaktadır. Gördüğünüz üzere Meridia intikam almaya devam ediyor. Şehir transfer edilmeden önce Tamriel'daki isminin Delodiil olduğu düşünülüyor. Bu şehirde önemli bir şahıs daha var; Son Ayleid Kralı Laloriaran Dynar. Şehrimiz Molag Bal'a karşı yapılacak olan savaşta bir nevi üs görevi görmüştür. Mannimarco'yu durdurduktan sonra biz buraya geliyoruz. Molag Bal ile yapacağımız savaşta askeri desteğe ihtiyacımız var ve bunu da kurulan ittifaklardan karşılamaya çalışacağız. Fakat birbirine düşman olan bu üç ittifak nasıl birleşip başka bir düşmana karşı hareket edecek orası muamma. İttifakların liderleri tarafsız bir adada bir araya gelirler. Vanus Galerion, liderlere durumu özetler. Bekleneceği üzere liderler beraber hareket etmeye çekinirler. Fakat tam bu sırada Molag Bal'ın minik bir birliği toplantıyı basar. Ortalık bir anda karışır. Neticede liderler tehdidin büyük olduğuna kanaat getirirler. Kendi ordularını göndermek yerine loncaların işbirliği yapmasına karar verirler. Buna göre her ittifakın kendi içerisindeki Büyücüler Loncası ve Savaşçılar Loncası Molag Bal'a karşı kurulacak olan orduda yer alır. Bu sayede bu sorun da şimdilik çözülmüş olur.

İttifak liderleri tarafsız Stirk adasında buluştukları sırada Molag Bal tarafından saldırıya uğrarlar.

Loncalardan büyücüler, askerler Coldharbour'daki Hollow City'ye aktarılır. Ufak keşifler ve çatışmalardan sonra Meridia eşliğinde Molag Bal'a son darbeyi vurmaya gideriz. Molag Bal'ın baş konseyindeki Dremoraları yok ederiz ve karşımıza Molag Bal çıkar. Meridia bir kalkan açar, Vanus Galerion ekibi teleportlayacak bir büyü hazırlar. Bu sırada biz, Laloriaran Dynar ve Breton savaşçı Darien Gautier ekibi savunur. Büyü hazır olduğunda ekip Hollow City'ye ışınlanır. Savunma sırasında Laloriaran Dynar aldığı yaralar yüzünden hayatını kaybeder. Darien ise kaybolmuştur. Nerede olduğunu kimse bilmez. Fakat oyunun ilerleyen ek paketlerinde Darien'in Meridia tarafından kendi diyarına götürüldüğü ve Meridia'nın Şampiyonu olduğu ortaya çıkar.


Hollow City
Hollow City



Son Mücadele

Meridia'nın yardımıyla Molag Bal'a içeriden sağlam bir darbe vurmuş olduk. Fakat henüz işimiz bitmedi. Tekrar Beş Yoldaşlar ile buluşuruz. Molag Bal'ın Tamriel'ı kendi diyarına çekme operasyonu olan Düzlem Kayması'na son vermemiz gerekiyor. Abnur Tharn, Mannimarco'nun gerçekleştirdiği büyünün benzerini yani Ruh İnfilakı'nı tekrar gerçekleştirecektir. Fakat bunu Molag Bal'ın diyarında yapacağız. Kralların Madalyonu elimizde, ve Akatosh'un kutsamasını almak için bir kurban vermemiz gerekiyor. Lyris Titanborn, Sai Sahan veya Varen Aquilarios'tan birini seçerek devam ediyoruz. Kurban verme işlemi tamamlanınca Akatosh'un kutsal güçlerine erişip Molag Bal'a son darbeyi vurmak için saldırıya geçiyoruz. Nihayetinde Molag Bal alt edildiğinde, Meridia bizi kendi diyarı olan Colored Rooms'a çekiyor. Burada Meridia ile son bir diyaloğumuz oluyor. Öğreniyoruz ki çakal Abnur Tharn, Kralların Madalyonu ile kaçmış. Lakin Meridia madalyonun gücünün tükendiğini ve Abnur'un kullanamayacağını ifade ediyor. Molag Bal'ın planlarını önledik. Düzlem Kayması'nı durdurduk. Ama herşey bitmiş değil. Meridia'nın bize söylediğine göre bizim bu yaptıklarımız, diğer Daedrik Prenslerin dikkatinden kaçmamış. 
Bu da hikayemizin sonu oluyor.

Molag Bal ile Meridia karşı karşıya.
[+] mertusta isimli üyenin iletisini 13 üye beğendi
#2
Eline sağlık. ESO'nun hikayesine hakim olmayanlar için bayağı yararlı olacak bu konu. Morrowind ve Summerset'i ve ayrıca diğer DLC'leri de bekliyoruz. Smile
[+] Malkoçoğlu isimli üyenin iletisini 1 üye beğendi
#3
Güzel konu baştan sona okuyacağım. Şuan değil ama Cheesy Saat 11:30 bu saatte gitmez.
#4
Alıntı:Tecavüzün, şerefsizliğin, ırza geçmenin ve her türlü bilimum pisliğin Daedrik Prensi olan Molag Bal...
Gördüğüm en güzel Molag Bal tanımı. Cheesy Ellerine sağlık, zevkle okudum.
#5
Eline sağlık admin. ESO'yu muhtemelen asla oynamayacağım. MMORPG'leri gerçi artık oynamayı bıraktım. Ama en azından hikayesini okuyabilirim.
#6
Yorumlar için teşekkürler. İttifak savaşlarının hikayesini hazırlıyorum şimdi. Bugün veya yarın biter. Tüm dlc leri teker teker anlatacağım.