Konuyu Okuyanlar:
1 Ziyaretçi

Kendimi Bulamıyorum - Üniversite
#1
Arkadaşlar 22 yaşında bir kardeşinizim. İnşaat mühendisliği son sınıf öğrencisiyim ve okul bitince ne yapacağım hakkında düşündükçe kendimi kötü hissediyorum. Aslında şöyle bahsetmek istiyorum bölümümü seçerken kendimi tanımıyordum ve ilgi alanlarımın farkında değildim. Sabah akşam oyun oynayarak ve son sene biraz dişimi sıkarak inşaat mühendisliği kazandım. Okul hayatımda neredeyse 4 senede 1 sene okula ya gittim ya gitmedim diyebilirim. Dersler konusunda sıkıntı çekmiyorum ne kadar okula uğramasam da derslerimde başarılıyım ama şunu düşünüyorum , Bu 3 sene bana ne kattı ? Size şunu söyleyebilirim ki kocaman bir 0 . Mezun olduktan sonra mesleğimi yapmayı düşünüyorum fakat ülkemizde en azından benim yaşadığım şehirde yapılan yapı işlerinde çalışmak için hiç de bir mühendislik okumaya gerek yok. Mühendisin yapması gereken işleri teknikerler yapıyor. Mimari proje çizip mimara imzalatan teknikerler mevcut. Bu durumu gördükçe üzülüyorum ve bende bu tarz bir mühendis olacağım için korkuyorum. Diyeceksiniz ki peki kardeşim o zaman okuluna git ne tatava yapıyorsun ? Arkadaşlar çok samimiyim ki okulun neredeyse hiç faydası yok . Bakın sabah çelik sınavım var ve 4-5 saat çalışıp geçeceğim . Bana faydası olmayacak. Ben mi çok karamsarım yoksa cidden ülkece eğitim seviyemiz çok mu kötü ? Arkadaşlarımla bu konuyu konuşunca çoğunun bir tanıdığı var ve mezun olunca onlara güveniyorlar. Bizim ülkemizde tanıdığı olan insanlar mı mühendislik yapacak ? neyse işin özü ben yapmadım bari bu yazıyı okuyan kardeşlerim ne olursa olsun üniversitenden bir şey beklemeyin ve kendinizi geliştirin benim 4 senem boşuna gitti sizin gitmesin.
[+] gundogdurdvan isimli üyenin iletisini 2 üye beğendi
#2
İki taraflı bir konu.
1- Evet, Türkiye'deki birçok üniversite, aslında yüksek lise kıvamında çünkü doğru dürüst akademisyen kadrosu getirilmeden tabelasına "üniversite" yazılan her yer üniversite olmuyor. Öyle okulların öğrencileri de hem üniversite tarafından hem de şehrin yerlisi tarafından "müşteri" olarak görülüyor.

2- Her insanın üniversite mezunu olmaması gerektiği gerçeği. Bu sadece, artık basit işlerde bile eskisine oranla daha eğitimli insanların çalışması anlamına geliyor. Çünkü o kadar üniversite mezununun çalışacakları kendi alanları yetersiz. Onlar da başka işler yapmak zorunda kalıyorlar. Ama bu sadece eğitimin sorunu değil, o çalışma alanları yaratması gereken yönetimin de sorunu.

3- 2'yle bağlantılı ama ayrı yazmak istedim. Psikoloji mezunuyum, 4 sene boyunca bilimsel yöntemin önemini döne döne anlattı hocalarımız. Ama halen falcıya giden sınıf arkadaşlarım vardı. Bu örneği sırf "Üniversiteden bir şey beklemeyin" dediğin için yazdım. Üniversite bir kültürdür, almayı bilirsen alabileceğin şeyler var elbette. Ama sadece yoklamalara işaret koymak için dersine giden, yarım yamalak okula uğrayan bir insana söyleyecek pek bir söz yok.

Tanıdık meselesine ise hiç girmiyorum. Yeni bir mesele değil ki, yıllardır olan ve çok haksızca bir şey. Ama her halk kendi seçiminin sonucunu yaşar.
#3
Malesef ki bir Türkiye gerçeği bu. Bende üniversite 1.sınıftayım aynı karamsarlık malesef bende de mevcut. Zaten günümüzde çoğu öğrencide bu mevcut.(Tanıdığı olanlar hariç) Malesef milletçe eğitime önem vermiyoruz ve başımız ileride çok ağrıyacak.
#4
Senle hiçbir alakası yok Türkiyenin sıkıntısı. Sen değil trilyooaaanlarca genç böyle. Çoğu kişi böyle.

Olacak tahmini şeyi yazayım. Çoğu kişi aynı şekilde gençler yaşar. Çok az kişi, genç yaşından itibaren bilinçli olan bir hayali çok büyük tutkusu olan kişiler o gencecik yaşından beri bu işte yürümek o iş sahibi olmak hayatının kalanında o işi yapmak için çaba sarfeder. (Bu güzel bir şey olsa da. Onların hepsininde sonunun iyi bittiği söylenemez)

Diğer arkadaşlar gençler senin gibi. Vakit gelir, bir sınava tıkıştırılız. Hayatın buna bağlıdır. Çalış derler. Çalışırsın herkes yapabildiği kadar bir puan yapar ve puanına göre bir yere bir bölüme üniversiteye yönlendirilir. Alakası olmayan bölümü sevmeyen. Mevzun olduktan sonra geçimini sağlamak için O İŞİ yapacak olan tonla genç vardır. Sırf yetişkin hayatını sürdürmek iş sahibi olmak gelirini kazanmak için yapacaklar. Ama aslında hiç biri canı gönülden o bölümü , o işi sevmez. Sadece iş* olarak.

Evet, mühendislik konusunda yazdığında doğru. Sınavlarını cart curt geçip lisansını alana kadar oyalanacak o okulunda. Son çıkıp gittiğinde iş hayatına başlayacaksın ve büyük ihtimal öyle olacak. Sadece bu işi , İŞ* olarak yapacaksın. Gelirini kazanacaksın. Önemli kısım oraya girene kadardı. Elekten geçmek. Geçtikten sonra gerisi.. ''Üniversite'' olarak pek bir şey bekleme. Liseden farkı yok bir çoğunun. Sadece yaş ortalaması büyük / ortamı daha gelişmiş. Başka da numarası yok.

İstersen her gün git. İstersen hiç gitme. İstersen direk bitir istersen 90 senede bitir. İstersen keyif alıyorsan hala çalış dereceni yap sınavlarında. İstersen laylaylom geç yeter.
Çokta fazla önemi yok.

Nasıl istiyorsan, nasıl için rahat ediyorsa öyle yap. İster gençliğine keyfine yönel. <Çoğu kişinin yaptığı gibi.
İstersen eğitimine daha ağırlık ver. Arzun ne ise. Daha başka isteklerin varsa planların. < Bazı kişilerin yaptığı gibi.
Neden mutlu oluyorsan. ~

Başka beklentin olmasın. Tek başına sistemi değiştiremezsin. < Kötü tarafı.
İyi tarafından bakarsan. Ne güzel mühendislik sıfatı kazanmışsın. Kötü bir meslek değil. İş hayatı olarak: Hayatını belli bir seviyede geçirmene sana yardımcı olacaktır. < İyi tarafı.
Bazı açılardan kafan rahat olacaktır bir çok insana göre. Şuan için çalışıyor dirsek kalem çürütüyor olabilir. Canını bazı şeyler sıkıyor olabilir. Ama bir süre sonra baya rahatlayacaksın.
ve monoton, klasik şeye bağlayacak. Yapılması gerekeni yapıp keyfine bakacaksın. Aynı yazdığın gibi.

^ Çokta kötü bir şey değil. En azından kendi rahatlığın ve özgür'lüğün açısından bakarsan. Yetişkin hayatını özgür geçirmek.
İş hayatı olarak. Meslek olarak yapılması gerekeni yaparsın. Nasıl davranman ne yapman gerekiyorsa. Serbest zamanlarında* kendi hayatında, serbest vaktinde istediğin gibi yaşar vaktini dilediğin keyif aldığın şekilde kendi istediğin gibi yapar istediğin gibi geçirirsin.

--
Kolay gelsin, başarılar. İnş mutlu olursun ileride ne diyelim.
Çok iğrenç bir şey. İnsanların o kadar sınava girip başarılı olupta halen hiç alakaları olmadıkları şeylerle ilgilenmeleri - mesleklere yönelmeleri ve meslek olarak o işi yapmaları. Bir çoğu ömrünün sonuna kadar. Saçma sapan bir eğitim sistemi yüzünden..... Bazıları bırakabiliyor tabi kendine güvenen. Başka şeylere yöneliyor. Senin için yazmıyorum bunu. Bu son olan, genel yazı. Gençler hakkında.

Ayrıca son olarak. Bu ülkede tanıdığın varsa iş yürüyor evet.
Belediyelere girmiş yüksek makanda ne odun adamlar var. Bir gencin kapasitesi o herifi solda sıfır bırakır. Ama adamı bir şekilde o makama getirmişler. Çevresiyle, biri tutup bunu kulağından koymuş oraya.
Buna bazı okul müdürleri cart curt bir çok tipi tip dahil. Emniyet görevlileri her şey dahil. Her yerde her iş alanında. ;d Her türlü seviye, alan ve makamda. Buda sistem. Bunu da değiştiremezsin tek başına.

Adam bir yere mahalleye muhtar seçilir. Eline geçen tüm yetkili. Sülalesini yerleştirir mahalleye falan Cheesy O hesap Cheesy lol.
Hak edeni, kapasitesi becerisi olanı değil. Kendi adamını.

Meşhur torpilus maganduslar :'D. Öyle böyle hayat geçer. Başta çok yavaş gidiyormuş gibi gelir. Sonra bir süre sonra orta olur. Sonra yaşantın bir döngüye döndüğünde. Klasik yapılması gerekini yaptığın her gün her hafta. Hızlı moda geçer. Akıp gider günler aylar. Anlamazsın bile.

Bir süre sonra. Hocam çok hızlı gidiyor ya. Şu x3 speed'i tekrar x1 hıza alabilirmiyiz lütfen ya? Bu nedir ? dersin Cheesy Ama no. Aynı devam eder.
--
Benim yüksek okul eğitimim yok. Okumadım, hiç uğraşmadım/çabalamadım. İlgilenmedim.
Hani bazı gençler ister söyler ya. Ay şuraya girsem. Şu üniversiteye gitmek istiyorum. Şurada olmak çok güzel. Çok havalı falan. Ay duydun mı kız mehmet şuraya girmiş.
Ayşe böyle yapmış falan Cheesy Hiç öyle bi en ufak düşüncem isteğim ilgim yoktu. -_- Umrum değildi.
Arzum isteğim farklı iken, o genç yaşta. Sağlıklı iken enerjim yüksek iken.
Hayatının en güzel dönemleri. Önüme atıp durdukları sınavlarla. Köprüyü geçene kadar ezberlemen gereken yaptırdıkları sürekli aynı sıkıcı şeylerle.
Gördüğüm bildiğim kadarıyla tecrübe olarak biliyorum. Tecrübe olarak bildiğim kadarını yazdım.
Asi sıtayla Cheesy >.< lol. Efendi tamam efendim bi genç değildim.
^Dipnot olarakta yazayım gençlere. Dont do this. Ateşin sönünce. Sonu iyi bitmiyor D:

Halen okullarda öyledir. Ortaokullar liseler. Okuma yazmadan başka bir şey öğrettikleri yok.. Köprüyü geçene kadar. Gençlere aynı zırvalıkları ezberletir dururlar. Bilmem ne ilkeleri. Bilmem ne tarihi. Şöyle olmuş böyle olmuş. Ezberledin mi ? Evet. Ezberle söyle onlara tamam. Memnun olsunlar. Hımm başarılı desinler ve yolunu açsınlar. Eğitim hayatına devam etmen için.

Ülkede ki eğitim sisteminin özeti budur ^ İnsan kendini gene hayatta geliştiriyor. Bir süre geçtikten sonra daha bilinçli olunca. Bir şeylerin farkına varıp kendi değerlendirip kendi karar verir yorumlar kıvama geldiğinde. Bunların okullarında/eğitim sisteminde değil. Herkes kendini yetiştiriyor bir nevi. Kimi doğru gider kimi yanlış. Bilinmez.

Gençken o kadar fazla bilgin tecrüben yoktur. Her şeye doğru karar veremezsin.
17-18-19 yaşındasın ? Benim saçımın sakalımın tipimin nasıl gözüktüğüne karışmaları beni deli ederdi şahsen. O genç yaşta mutlu keyifli dönemimde. İstediğim gibi değil, l*vu*un birinin istediği kılıkta olmak zorundasın ? Senelerce? Beni çürütecek ''eğitim hayatı'' dedikleri şey bitene kadar senelerimi harcana kadar. Sonra kaç sene sonra kendi dilediğim gibi gezebileceğim ? Buna kıl oluyodum mesala. Benim bedenim değil mi ? İstediğim şekle sokarım. İstediğim gibi görünürüm sanane?

Çizmişler bir yol. İlla her genç o şekilde gidecek. Saçlarını dökecek. Gençliğinden bir kaç senesini verecek ki.. 5-6 sene sonra rahat etsin ? Ben vermedim.
Saçmalıklarını, ezberlerini bırakıp. Avrupadan az örnek almalılar. Başka bi insan senden daha iyi yapıyorsa. Ondan bakıp kendine çeki düzen vermek garip bir şey değil. Özenmek olmuyor. Onlar gibi olmaya çalışmakla alakası yok.
#5
Herkes de ülkenin eğitim sistemine yüklenmiş. Evet, ülkemizin eğitim sistemi diğer ülkelere nazaran daha alt seviyede olabilir ancak buradaki en önemli sorun, sensin. Söylediklerine göre anın tadını çıkaran ve en azından eğitim hayatındaki üç seneyi umursamayan birisin. Bunları sen de söylemişsin. Eğer mühendislik alanında üst seviye bir okulda değilsen; ODTU, Boğaziçi, ITU, YTU, Bilkent gibi okullarda öğrenim görmüyorsan Türkiye'de iş bulma olanağın bir mühendis olarak eskisi kadar iyi durumda değil. Ülkede mühendis ihtiyacı olmasına rağmen, teknikerler bu ihtiyacı kapatıyorlar. Mühendislerin yaptığı işlerin büyük çoğunluğu teknikerler de yapabiliyor. Şirketler, mühendislere vereceği paranın yarısını bir teknikere vererek aynı işi onlara da yaptırabiliyor. Bir bölüme yerleşmeden önce o bölümün iş olanaklarını, çalışma olanaklarını bilirsen her şey daha kolay olur. Yine de 3.5 gibi bir GANO'ya sahipsen iş bulma olanağın kötü durumda değil. Gittiğin bölüm de kötü bir bölüm değil. Herkes o bölümde okumak için hayaller kuruyor. Fazla stres yapma. Senden çok daha kötü durumda olan insanlar var.

Hayatında başarılar dilerim. İyi bir bölümdesin. İş bulma olanağı eskisi kadar olmasa da yine iyi durumda. İyi bir üniversiteden mezun olduysan ve GANO'n yüksek ise iyi bir ücret karşılığında iş bulursun. İş bulmana yardımcı olan sitelerde sayfalarca inşaat mühendisliği ile ilgili iş ilanları var.
[+] PhantomDancer isimli üyenin iletisini 1 üye beğendi
#6
Mezun olmadan en az 5-6 ay önce iş aramaya başla. Mezuniyetten 2 hafta önce, çıktığında gireceğin iş belli değilse geçmiş olsun. Nüfuzlu akraban, yakının yoksa geçmiş olsun. Olağanüstü staj deneyimin yoksa geçmiş olsun.
[+] vatansever isimli üyenin iletisini 1 üye beğendi
#7
Bende okudugum alanda mutlu degilim. Bitirince iş bulacagımıda sanmıyorum açık konuşmak gerekirse 2.sınıfım şu an üniversitem birde duyulmuş ünilerden degil devlet ünilerinden ama duyulmamışlardan ondan dolayı burdan mezun oldugumda özeldede iş bulamam bence. İş deneyimim falan hiç bir şeyim yok. İstenmiycek bir cv im de var ingilizcem ortalama altıdır falan okudugum bölüm bu arada felsefe ki kimi görsem felsefe okuyor ve pişmanım diyor. Bitirince ne olcam ne yapcam hiç bilmiyorum o kadar çok seçenek var ki seçeneklerin çoklugundan kafası karışıyor insanın birde benim özelime bakarak degerlendirince o bütüüüüüün olasılıkların hiç birinin gerçekleşmiyceği gercegini fark ediyorum falan.. Zor yani hayat.
[+] Aserai isimli üyenin iletisini 1 üye beğendi
#8
Arkadaşlar hepinizin mesajlarını okudum. Öncelikle ilginiz için hepinize çok teşekkür ederim. Fakat biraz yanlış anlaşılmış olduğumu hissettim. Bazı yorumlarda benim üniversiteyi umursamama sebebimin kendi eğlencelerim vs. olduğu söylenmiş. Şöyle söylemek istiyorum , 4 sene boyunca inşaat mühendisliği okuduktan sonra hiçbir değer görmemek gerçekten insanı üzüyor. Bölüm iyi diyorsunuz bende farkındayım ama şunu söylemek istiyorum artık ülkemizin her köyünde üniversite olduğu için neredeyse doktorluk dışında hiçbir mesleğin anlamı kalmadı. Şimdi bakıyorsun ülkemizde çoğu üniversite mezunu askerlik için sıraya giriyor bende bu durumu gördükçe neden okula gidesim gelsin ki ? Sonuç olarak okul bittikten sonra bende asker olabilirim ve özel sektöre göre belki 3 kat daha fazla para kazanabilirim. Bunları düşündükçe okuldan uzaklaştım ve okula gitmeme kararı verdim . Sonuç olarak bana kattığı bir şey yok. Beni asıl derinden üzen şey ise ben daha 22 yaşında olmama rağmen anasınıfından üniversitesine kadar olan bütün eğitimin yetersiz olduğunu görebiliyorum da başımızdaki başkanların başlarını kaşıyacak vakitleri yok mu da bunu görmüyorlar ? Benim canımı sıkan ABD , Almanya , İngiltere , Japonya vs. ülkeler geliştikçe gelişiyor bari biz yerimizde sayalım ama gittikçe geriliyoruz bunu sadece ben mi hissediyorum ? İş bulunur kimse işsiz kalmaz , para bulunur kimse aç kalmaz , ama bu ülke sanırım artık yok olmaya yüz tuttu. Kavga dövüş sıkıntı dert bitmiyor abicim , ablacım . Sokağa çıkıyorsun bin de bir insan mutlu ki ileride bende böyle olmaktan korkuyorum ki mezun olduktan sonra asgari ücretle çalışmaya başlayabilirsem bende mutsuz olacağım. Muhtemelen de böyle olacak Smile Arkadaşlar bu arada isterseniz konuyu silebilirim. Biraz saptırmış olabilirim konuyu sadece içimi dökmek istedim. Kendinize iyi bakın. Cevapları takip edeceğim bu arada. Life is Life !!!

(20.01.2018, Saat: 16:58)vatansever Adlı Kullanıcıdan Alıntı: Mezun olmadan en az 5-6 ay önce iş aramaya başla. Mezuniyetten 2 hafta önce, çıktığında gireceğin iş belli değilse geçmiş olsun. Nüfuzlu akraban, yakının yoksa geçmiş olsun. Olağanüstü staj deneyimin yoksa geçmiş olsun.

Sağolun varolun hocam

(20.01.2018, Saat: 05:14)Scathach Adlı Kullanıcıdan Alıntı: İki taraflı bir konu.
1- Evet, Türkiye'deki birçok üniversite, aslında yüksek lise kıvamında çünkü doğru dürüst akademisyen kadrosu getirilmeden tabelasına "üniversite" yazılan her yer üniversite olmuyor. Öyle okulların öğrencileri de hem üniversite tarafından hem de şehrin yerlisi tarafından "müşteri" olarak görülüyor.

2- Her insanın üniversite mezunu olmaması gerektiği gerçeği. Bu sadece, artık basit işlerde bile eskisine oranla daha eğitimli insanların çalışması anlamına geliyor. Çünkü o kadar üniversite mezununun çalışacakları kendi alanları yetersiz. Onlar da başka işler yapmak zorunda kalıyorlar. Ama bu sadece eğitimin sorunu değil, o çalışma alanları yaratması gereken yönetimin de sorunu.

3- 2'yle bağlantılı ama ayrı yazmak istedim. Psikoloji mezunuyum, 4 sene boyunca bilimsel yöntemin önemini döne döne anlattı hocalarımız. Ama halen falcıya giden sınıf arkadaşlarım vardı. Bu örneği sırf "Üniversiteden bir şey beklemeyin" dediğin için yazdım. Üniversite bir kültürdür, almayı bilirsen alabileceğin şeyler var elbette. Ama sadece yoklamalara işaret koymak için dersine giden, yarım yamalak okula uğrayan bir insana söyleyecek pek bir söz yok.

Tanıdık meselesine ise hiç girmiyorum. Yeni bir mesele değil ki, yıllardır olan ve çok haksızca bir şey. Ama her halk kendi seçiminin sonucunu yaşar.

Vakit ayırıp yorum yazdığınız için teşekkür ederim. Haklısınız üniversite kesinlikle bir kültürdür fakat gerçekten üniversite ise bence. Bu arada çok kötü bir üniversitede değilim ama türkiye de ilk 3 bilemedin 5 ten sonra üniversite kavramı bozuluyor bence.
[+] gundogdurdvan isimli üyenin iletisini 1 üye beğendi
#9
Son zamanlarda ya ben üniversitelere yöneldiğimden denk geliyorum ya da gerçek anlamda azımsanmayacak derecede her yerde bir eğitim sistemi eleştirisi var. Şahsen bu olay beni bir yandan mutlu etsede bir yandan daha çok sinir ediyor. Sonuçta ne kadar söz edersek edelim değişen bir şey yok, ha pardon bu yıl sayamadığım kadar sınav sistemi değişti. Aslında bölümün güzel ama maalesef günümüzde ülkede ki öğrencilerin yarısı Hukuk geriye kalan yarısıda İnşaat, Makine vb mühendislikler okuyor. Bu yüzdende prestijli bir üniversitede ya da çok başaralı bir şekilkde tamamlayacağına inanmadan bu bölümü okumaya karar vermen en başında yanlış bir seçimmiş, tabi seçim yaptığın dönemde nasıldı bilemiyorum.

Bende önümüzdeki yıl sınava girecek kurbanlardan biriyim artık kendimi rezil Assasins's Creed oyunlarını inceleyen Dost Kayaoğlu gibi hissediyorum(Sen alınma @bluesstorm02, Blackflag, 2 ve Brotherhood.) yani bu ülkeden, eğitim sisteminden en fazla ne bekleyebilirim ki eleştireyim veya seveyim ya da sevmeyeyim. Veya ne bekleyebilirz ki? Sonuç olarak topluluğun karar verdiği bir ortamdayız her ne kadar kağıt üzerinde çok fazla kişi rahatsız olsada demek ki birileri memnun ki hala böyle. Bir nevi toplumun kararı ile oluşturulan bir sitemi sevmiyorsak otomatikmen toplumada pek sıcak bakmamamız lazım bu durumdada sevmediklerimle kalmaktansa giderim daha iyi. Son olarak bence senin için hala çok erken ailen bu konuya ne der bilemiyorum ama bu kadar rahatsızsan ikinci bir üniversite, yurtdışı ya da aklına ne gelirse, pes edip bırakmaktansa bunlara yönelmen daha iyi üstelik diplomayı almanı şiddetle tavsiye ederim lazım olmasa bile sadece okumuş gözükmen bile iş hayatında seni bir adım öne taşır. Umarım en kısa zamanda bu karamaşaya bir çözüm bulursun.
#10
(20.01.2018, Saat: 23:45)savastutkunu67 Adlı Kullanıcıdan Alıntı: Son zamanlarda ya ben üniversitelere yöneldiğimden denk geliyorum ya da gerçek anlamda azımsanmayacak derecede her yerde bir eğitim sistemi eleştirisi var. Şahsen bu olay beni bir yandan mutlu etsede bir yandan daha çok sinir ediyor. Sonuçta ne kadar söz edersek edelim değişen bir şey yok, ha pardon bu yıl sayamadığım kadar sınav sistemi değişti. Aslında bölümün güzel ama maalesef günümüzde ülkede ki öğrencilerin yarısı Hukuk geriye kalan yarısıda İnşaat, Makine vb mühendislikler okuyor. Bu yüzdende prestijli bir üniversitede ya da çok başaralı bir şekilkde tamamlayacağına inanmadan bu bölümü okumaya karar vermen en başında yanlış bir seçimmiş, tabi seçim yaptığın dönemde nasıldı bilemiyorum.

Bende önümüzdeki yıl sınava girecek kurbanlardan biriyim artık kendimi rezil Assasins's Creed oyunlarını inceleyen Dost Kayaoğlu gibi hissediyorum(Sen alınma @bluesstorm02, Blackflag, 2 ve Brotherhood.) yani bu ülkeden, eğitim sisteminden en fazla ne bekleyebilirim ki eleştireyim veya seveyim ya da sevmeyeyim. Veya ne bekleyebilirz ki? Sonuç olarak topluluğun karar verdiği bir ortamdayız her ne kadar kağıt üzerinde çok fazla kişi rahatsız olsada demek ki birileri memnun ki hala böyle. Bir nevi toplumun kararı ile oluşturulan bir sitemi sevmiyorsak otomatikmen toplumada pek sıcak bakmamamız lazım bu durumdada sevmediklerimle kalmaktansa giderim daha iyi. Son olarak bence senin için hala çok erken ailen bu konuya ne der bilemiyorum ama bu kadar rahatsızsan ikinci bir üniversite, yurtdışı ya da aklına ne gelirse, pes edip bırakmaktansa bunlara yönelmen daha iyi üstelik diplomayı almanı şiddetle tavsiye ederim lazım olmasa bile sadece okumuş gözükmen bile iş hayatında seni bir adım öne taşır. Umarım en kısa zamanda bu karamaşaya bir çözüm bulursun.

Benimde kafamda çekip gitmek var zaten kardeşim. Greencard başvurusu yaptık bekliyoruz hayırlısı bakalım.
#11
Asker olmak kolay bir iş değil. Görev olarak yapmak değil meslek olarak bunu yapman. Sayılı bir günün olmaması.

Ben en kritik zorlu yerde yaptığım askerliğimi. Bir çok komutanla abi kardeş gibi oturduk muhabbet ettik. Genci, orta yaşlısı, yaşlısı her çeşidi.  Buna komutanlardan farklı daha zorlu koşullarda bu işi yapan özel kuvvetlerde dahil. Onlardan da bir kaçı ile aynı yerde yattım uyudum sabahladım. Bir kaç günlüğüne aynı mevzide nöbet tuttuk.

ve gördüğüm öğrendiğim tek şey. Bu iş herkesin yapabileceği bir şey değil. Ciddi derece de güçlü bir psikoloji. Güçlü bir irade güçlü bir kararlılık. Güçlü bir duygularını kontrol etme istiyor.
ve fiziksel gücü beden dayanıklığı da tabi. Ücreti iyi ancak o işi yapan adamların %90'ı ücreti için yapmıyor. %10'luk bir kısım o işi ücret için girmiş ve koca adamları bebekler gibi ağlarken çok gördüm. Yok sevgilisi özlemiş. Yok sivil hayatı özlemiş. Küfür edeni çok gördüm. Bu çekilir mi lan diye? Aklı olan bu işten uzak durur diye. Gidin sokakta simit satın. Aylık elinize 400-500lira zor geçsin ama genede özgür yaşasın. İstediğiniz kişilerin yanında olun diye. Hepsi çok içliydi.

Çoğuda bir süre zor katlanıyor ve bırakıp gidiyorlar. Ücret için o işi girenler.
Diğer o işi meslek olarak yapan abilerimiz. Gerçekten o işten keyif aldıkları içlerinde o işi yapma arzusu olduğu için yapıyorlar. Ücretle alakası yok. Sana trilyonlar verseler. En fazla kalabileceğin. En üst sınırın. 3sene bilemedin 4 sene de .. Bilemedin sıktın dişini para için 5 sene de..

Sonra kafayı yersin.

O yüzden o işi karıştırma. Kolay bir iş değil o.. Bir ara bende diyordum burada kalırım falan diye. (Ama terhis günüm geldiğimde arkama bile bakmadım. Koşa koşa büyük sevinçle tekrar sivil olup sokaklarda gezebileceğim diye. Derhal toplanıp kirpi'ye koşa koşa gittim. Bende öyle düşündüm. İsterse bana aylık 5bintl , 6bintl versin. Ben bu şekilde geçiremem ömrümün geri kalanını diye.) Çünkü benim askerlik yaptığım yerde askerlik yapanlar. Terhis'in sonra bu işi meslek olarak seçerse. 3 adım önde oluyorlardı. Daha fazla tercih ediliyorlardı. Üst rütbelilerimizden onay, takdirname belgesi ile imzalı mühürlü o şekilde. Bu çocuk bu mesleğe uygundur ben kefilim şeklinde +küçük bir belge ile gönderiliyordu. Tertiplerimden 1-2 tanesi o işi seçti. Askeri mesleğe başladı UzmanÇvş* olarak.. Ama bilemiyorum ne yapıyorlar. Büyük ihtimal. Çok büyük ihtimal bu şekilde en fazla 2-3-4 sene durabilirler. Devamı çok zor.

Çok nadir kişiler kalır ve devam eder. Gerçekten o işten hoşlananlar.
ve gerçekten hayatını asker olarak geçirmek isteyenler.

Rütbeli olarak görev yapmayı seçmiş Ünilileri. Subayları ağlarken gördüm. lol.
Er'in subaya moral verdiğini gördüm kimi zaman.

O iş o kadar basit bir meslek değil.
Derin bir psikoloji kuvvet istiyor.

Darsinki/K.Irak ta yaptım. Sınır Üst bölgesi. Türkiye sınırının 7km dışında. Türkiye ile bağlantın yok. Apaçiler ve kargo uçakları hava yolu ile gidiş geliş iletişim sağlanıyor.
Bazen çok nadir. Yol güvenliği sağlandığındı. Belli dönemlerde sadece kara yollu konvoyu oluyor. Oda full teçhizatlı bildiğin büyük konvoylar. En önden Cobra ağır silahlı diğital kamera görüşlü zırhlı araç ekibi gider 2 tane. Ardında zırhlı araç ve içinde komando taburu. Orta kısımda kirpiler zırhlı araçlar ve içinde askeri personel. En arkada tekrar Cobralar ağır silahlı çatışma araçları.
Uçaksavar silahının bir değişik modeli montelidir. Minyatürü böyle.İçeriden joyistik ve camera ile kontrol ediliyor.
[Resim: m02010062600005.jpg]
Cobra diyorlar ismine. Ön direk çatışmaya girme aracı.
+18;
İçeriği GösterSpoiler:
Zor işler. Öyle asker olurum falan.. Neden okuyayım ki? Bırak o lafları Smile 2-3 sene olursun. Cheesy Fazlası çık.

Kirpi denilen de bu. İnsan/personel taşıma aracı güvenli şekilde.
[Resim: fft5_mf452043.Jpeg]
[Resim: 01.jpg&mw=752]
Görünümlerinden benzetilerek hayvan isimleri takılmış hep Smile

Sınırcı Keskin nişançı J.Er'dim. Acemi birliği hariç. Acemiliktede Jandarma olarak eğitim gördüm. Usta birliği. Asıl yerimde 5-6 ay falan Jandarma olarak görev yaptım. Sonra o konum el değiştirdi. Jandarmanın iç pozisyona çekilmesi emri geldi. O bölgede ki. 

Onun yerine Piyade birliği gönderildi. 6.Ayımdan sonrasınıda Komutanlarımız el değiştirdi. Karacı Piyade olarak yaptım. Terhis'imi alana kadar.
Hem Jandarma oldum Hem piyade Cheesy Enteresandı. İkisinin işleyişi tavırları çok farklı. Herkese nasip olmamıştır heralde. Çok az kişi böyle ikili askerlik yapmıştır diye tahmin ediyorum.   Zordu ama alışınca bir yerden sonra çok eğlendim.  Cool  yeah

İyiki orada yapmışım dedim Askerliğimi. Diğertürlü askercilik oynayan batıda yapsaydım. O psikolojik baskılar falan yok devrecilik. Askercilik oynama. Çekemezdim 1,5 sene..
Burada fazla psikolojik baskı yoktu. Bölgenin tehlikesinden dolayı herkes abi kardeş gibi takılıyordu. Kafama kep taktığımı. Yakamı iliklediğimi. Gömlek giydiğimi hatırlamam. Hep polarlar kazaklar. Çelik yelek vs. Çok rahattı. Askeri baskı açısından. Ama diğer çatışma tehlikeli bölge açısından da çok baskılıydı kritikti.

Şans. 1 kere taciz atışı hariç.  Gece 3,5 - 4gibi vakitlerde duvarları taradılar. 2 tane roket atıldı bazı mevzilerin alt kısmına. Bu hariç. Terörist gördüm gözetlerken. ister dürbünle. İster Kameralar ile. Şahin Göz derler.. Ama hiç çatışmaya girmedim.
ve birkere görüş alanımızda olan bizden uzakta komandolar üzerine açılan ateşle çıkan çatışma. 1 komandonun şehit olması hariç.
Hiç bir şey yaşamadım ciddi. Sakin, durgun geçti benim dönemimde. Şimdi bu sıralar bu aralar karışıktır sanırım oralar. İşid mişid suriye işleri. Allah yardım etsin şuan orada olan hem rütbelilere hem askerciklere.

Kanası sürekli kullandırtmıyorlar. Sadece bilgi geldiğinde o bölgede bir şey olduğunda konum bilgisi. O zaman keskin nişancı mevzisine çıkıp gözetleme yapıyorsun.
Normal durumda. Bixi, ağır makineli tüfekle nöbet tutuyosun. Bende onu kullanıyordum. Kanas ikinci silahım.
İntikalde hareket haline geçtiğimizde de gerçek ağır makinalı ekip o silahları alıyor. Bixi, MG3 

Ben G3 taşıyordum. Klasik normal asker. Er, Onbaşı gibi.
İyi ki öyleydi <3 Çünkü hareket halinde iken ağır makinalı taşımak çok zor D: Ağır o silahlar. G3 tüfek ondan biraz daha hafif. En hafifi Keskin Nişancı tüfeği. Tüy gibi.
Ama onu öyle sallayıp yanında taşıyıp duramıyorsun. İzin yok. Derin sıfırlaması var dürbününde. Fazla laylalom kullanılacak bir silah değil. Sıfırlaması bozuluyor. Belli bir yerde duruyor sadece. Oraya koşup alıp gözetliyordum. İbo kanasa çık dediklerinde.

Mekan burası işte. Böyle bişe. Kışın çekmişler.
İçeriği GösterSpoiler:

Zirve, bir dağın tepesinde. Hakimtepe de.. Bilmem kaç rakım. Bir ÜstBölgesi. Sınırın diğer tarafında. Herhangi bir olayda işte.. Sınırlarımıza yaklaşmadan kimse. İlk önce haber alacak. Müdahele edecek olan Üst bölgeleri. Ortak bir alan gibi. Hem bizim bölgemiz var hemde bilmem kaç km ötede görüş alanımızda Peşmerge Karakolu vardu. Üst bölgesi değil biraz daha küçük bir şey bizden. Karakol diyorduk. Onlarıda gözetliyorduk.

Öyle ortak bir alan düşün. İki kısımında bölgesi askerleri var. Karşı karşıya bir arazi.  Belli bir miktar. Sınır taşlarının ötesinde.
Sınır taşları arkamızdaydı. Onlarada sıkardık bazen CheesyCheesy Atış talimlerinde. Kimisinde izim duruyordur Tongue Kanas atışları.

Askerlik anıları  Big Grin ^^

Kırık rütbelilerde var çok D: İşte bu baskıyı kaldıramamış artık. Kafayı biraz hafiften kırmş. Bir hareketi bir hareketini tutmuyor. Bir gülüyor bir beton kesiliyor falan..
Korkunç lol.
Ama rütbe işliyor halen. Halen o adamın emrini dinlemek zorundasın. Öyle pozisyonlarda var. Çok zor iş.  Teğmen'in teki kırıktı bizim. Dengesi pek yerinde değildi.
Askeri olarak yeteneği yerinde. Bilgisi tecrübesi. O yüzden bir şey yapmıyorlar. Halen görevini sürdürüyor komutan olarak. Ama.. Psikolojik olarak kırık. Dengesiz..
-----
Roketçimiz izine ayrıldığında. RPG kullanan. Bu teğmen biri daha öğrenecek yedek her zaman olacak dedi. Kimse istememişti. Beni seçmişti. Hertürlü silahı kullanırım kullandım ama roketten tırsarım çok. Sesi olsun. Çıkardığı ateş olsun kulağının dibinde. Bir şey de.. Diyemezsin adam emri verdi mi..

Ödüm şeyime karışmıştı. Roket eğitimi de alacam.  Roket atacam diye. Bir sürü komutanla konuştum. Anladılar hepsi anlaştık ama yapacak bir şeyde yok. Adam daha rütbeli kimse birşey diyemiyor. İzne çıktı bende lol.  İzne gönderdiler. Öyle yırttım.. Yoksa ayvayı yiyordum. Roketten korkakım. Elimi sürmem.

Mersinli bi iri yarı çocuk kullanıyordu RPG'yi.
Silahlardan hariç.. Patlayıcı olarak. El bombası eğitimi aldım bir tek. Başka karışmadım. Mevzimin, oturduğum yerin 1 adım uzaklıkta rafta el bombaları vardı işte. Bir mayon kutusu içinde ki 5 tanesi bana aitti. Benim tarafımdan, benim mevzi açısından atılacak. Her hangi bir yakın mesafe olayında. Sızma mızma.

İstediğin zamanda izine çıkamazsın. Hadi ben gidiyom deyip. Diğer yerler gibi değil. Diğer komutanlar yardımcı oldu anlaştık hallettik. Öyle yolladılar beni.
Yaz mevsimiydi birde. Akreplerden tırsıyordum baya. Bitane yavru çelik yeleğimde öldürdü arkadaşlar. Onlada alakalı biraz. Yaz mevsiminin bi kaç haftası izne çıktım.

Irak iklimi olduğundan. Yazın sıcak vurduğunda çok akrep oluyor o bölgede. Her taşın kumun altından çıkıyorlar. Toprağın altı çok ısındığı için yüzeye çıkıyorlarmış yaz ayları.
---
Askere gitmeden önce fps shooter oyunlarını çok sever oynardım. Askerden geldim bir daha oynamadım XD
---
Bilmem kaç sene önce ilk intikal aşmalarında. İnşaat halindeyken. O alanı temizleme. O üst bölgesini oraya kurma aşamaında.
Mayın dedektörleri olmasına ragmen çevreyi taramalarına ragmen. Bir kaç asker ve rütbeli mayınlı alana girmiş. O rakıma ulaşmadan dağın zirvesine çıkmadan önce. Alt kısmında mayınlı arazi var bir kaç tane. Baaaaayaaaa eskiden kalma. Ama halen kimisi patlar durumdaymış. Halen oraya kimse girmez. Benim dönemimde de aynı öyle duruyordu.

Orada bir kaç asker ve rütbeli personel şehit olmuş işte.. Patlama ile birlikte. Talihsiz olay olmuş. O yüzden ismi başka bir şeydi hatırlamıyorum. Ama sonradan GaziTepe olarak çevrilmiş.
Öyle kalmış ismi. Kuruluş aşamasında şehitler vermiş yani. Taştan bir yer. Beton falan yok mimari yapı. Normal eski kaleler gibi. Taş taş üzerine konularak inşa edilmiş. Taştan surlar ve kuleler mevzilerden oluşuyor.

Sonradan bu dönemlerde böyle yerleri yıkıp akıllı karokollar falan yapma şeyi çıktı. Yavaş yavaş yeniliyorlar bazılarını işte ama..
Bu Üstbölgesi halen böyle eski hali ile duruyor.

---
Gündüz atışlarım çok iyiydi. Nokta atıyordum ama..
Gece görüşlü atışlarda vuramıyordum çok iyi. Hep altına üstüne sağıla soluna gidiyordu belli bir miktar.

Piton dedikleri gece görüşü kullanıyorduk. Silahın üzerine monte ediliyor. Büyük kaba bir şey.. Böyle bir acayip. Normalde silaha nişanğahtan kendi dürbününden bakıp sıktın mı çok iyi oluyor. Çok rahattım ama bununla kötü. Silah kontrolümü kaybettiriyordu.

İçeriği GösterSpoiler:
[+] ibodala isimli üyenin iletisini 1 üye beğendi
#12
(21.01.2018, Saat: 11:12)ibodala Adlı Kullanıcıdan Alıntı: Asker olmak kolay bir iş değil. Görev olarak yapmak değil meslek olarak bunu yapman. Sayılı bir günün olmaması.

Ben en kritik zorlu yerde yaptığım askerliğimi. Bir çok komutanla abi kardeş gibi oturduk muhabbet ettik. Genci, orta yaşlısı, yaşlısı her çeşidi.  Buna komutanlardan farklı daha zorlu koşullarda bu işi yapan özel kuvvetlerde dahil. Onlardan da bir kaçı ile aynı yerde yattım uyudum sabahladım. Bir kaç günlüğüne aynı mevzide nöbet tuttuk.

ve gördüğüm öğrendiğim tek şey. Bu iş herkesin yapabileceği bir şey değil. Ciddi derece de güçlü bir psikoloji. Güçlü bir irade güçlü bir kararlılık. Güçlü bir duygularını kontrol etme istiyor.
ve fiziksel gücü beden dayanıklığı da tabi. Ücreti iyi ancak o işi yapan adamların %90'ı ücreti için yapmıyor. %10'luk bir kısım o işi ücret için girmiş ve koca adamları bebekler gibi ağlarken çok gördüm. Yok sevgilisi özlemiş. Yok sivil hayatı özlemiş. Küfür edeni çok gördüm. Bu çekilir mi lan diye? Aklı olan bu işten uzak durur diye. Gidin sokakta simit satın. Aylık elinize 400-500lira zor geçsin ama genede özgür yaşasın. İstediğiniz kişilerin yanında olun diye. Hepsi çok içliydi.

Çoğuda bir süre zor katlanıyor ve bırakıp gidiyorlar. Ücret için o işi girenler.
Diğer o işi meslek olarak yapan abilerimiz. Gerçekten o işten keyif aldıkları içlerinde o işi yapma arzusu olduğu için yapıyorlar. Ücretle alakası yok. Sana trilyonlar verseler. En fazla kalabileceğin. En üst sınırın. 3sene bilemedin 4 sene de .. Bilemedin sıktın dişini para için 5 sene de..

Sonra kafayı yersin.

O yüzden o işi karıştırma. Kolay bir iş değil o.. Bir ara bende diyordum burada kalırım falan diye. (Ama terhis günüm geldiğimde arkama bile bakmadım. Koşa koşa büyük sevinçle tekrar sivil olup sokaklarda gezebileceğim diye. Derhal toplanıp kirpi'ye koşa koşa gittim. Bende öyle düşündüm. İsterse bana aylık 5bintl , 6bintl versin. Ben bu şekilde geçiremem ömrümün geri kalanını diye.) Çünkü benim askerlik yaptığım yerde askerlik yapanlar. Terhis'in sonra bu işi meslek olarak seçerse. 3 adım önde oluyorlardı. Daha fazla tercih ediliyorlardı. Üst rütbelilerimizden onay, takdirname belgesi ile imzalı mühürlü o şekilde. Bu çocuk bu mesleğe uygundur ben kefilim şeklinde +küçük bir belge ile gönderiliyordu. Tertiplerimden 1-2 tanesi o işi seçti. Askeri mesleğe başladı UzmanÇvş* olarak.. Ama bilemiyorum ne yapıyorlar. Büyük ihtimal. Çok büyük ihtimal bu şekilde en fazla 2-3-4 sene durabilirler. Devamı çok zor.

Çok nadir kişiler kalır ve devam eder. Gerçekten o işten hoşlananlar.
ve gerçekten hayatını asker olarak geçirmek isteyenler.

Rütbeli olarak görev yapmayı seçmiş Ünilileri. Subayları ağlarken gördüm. lol.
Er'in subaya moral verdiğini gördüm kimi zaman.

O iş o kadar basit bir meslek değil.
Derin bir psikoloji kuvvet istiyor.

Darsinki/K.Irak ta yaptım. Sınır Üst bölgesi. Türkiye sınırının 7km dışında. Türkiye ile bağlantın yok. Apaçiler ve kargo uçakları hava yolu ile gidiş geliş iletişim sağlanıyor.
Bazen çok nadir. Yol güvenliği sağlandığındı. Belli dönemlerde sadece kara yollu konvoyu oluyor. Oda full teçhizatlı bildiğin büyük konvoylar. En önden Cobra ağır silahlı diğital kamera görüşlü zırhlı araç ekibi gider 2 tane. Ardında zırhlı araç ve içinde komando taburu. Orta kısımda kirpiler zırhlı araçlar ve içinde askeri personel. En arkada tekrar Cobralar ağır silahlı çatışma araçları.
Uçaksavar silahının bir değişik modeli montelidir. Minyatürü böyle.İçeriden joyistik ve camera ile kontrol ediliyor.
[Resim: m02010062600005.jpg]
Cobra diyorlar ismine. Ön direk çatışmaya girme aracı.
+18;
İçeriği GösterSpoiler:
Zor işler. Öyle asker olurum falan.. Neden okuyayım ki? Bırak o lafları Smile 2-3 sene olursun. Cheesy Fazlası çık.

Kirpi denilen de bu. İnsan/personel taşıma aracı güvenli şekilde.
[Resim: fft5_mf452043.Jpeg]
[Resim: 01.jpg&mw=752]
Görünümlerinden benzetilerek hayvan isimleri takılmış hep Smile

Sınırcı Keskin nişançı J.Er'dim. Acemi birliği hariç. Acemiliktede Jandarma olarak eğitim gördüm. Usta birliği. Asıl yerimde 5-6 ay falan Jandarma olarak görev yaptım. Sonra o konum el değiştirdi. Jandarmanın iç pozisyona çekilmesi emri geldi. O bölgede ki. 

Onun yerine Piyade birliği gönderildi. 6.Ayımdan sonrasınıda Komutanlarımız el değiştirdi. Karacı Piyade olarak yaptım. Terhis'imi alana kadar.
Hem Jandarma oldum Hem piyade Cheesy Enteresandı. İkisinin işleyişi tavırları çok farklı. Herkese nasip olmamıştır heralde. Çok az kişi böyle ikili askerlik yapmıştır diye tahmin ediyorum.   Zordu ama alışınca bir yerden sonra çok eğlendim.  Cool  yeah

İyiki orada yapmışım dedim Askerliğimi. Diğertürlü askercilik oynayan batıda yapsaydım. O psikolojik baskılar falan yok devrecilik. Askercilik oynama. Çekemezdim 1,5 sene..
Burada fazla psikolojik baskı yoktu. Bölgenin tehlikesinden dolayı herkes abi kardeş gibi takılıyordu. Kafama kep taktığımı. Yakamı iliklediğimi. Gömlek giydiğimi hatırlamam. Hep polarlar kazaklar. Çelik yelek vs. Çok rahattı. Askeri baskı açısından. Ama diğer çatışma tehlikeli bölge açısından da çok baskılıydı kritikti.

Şans. 1 kere taciz atışı hariç.  Gece 3,5 - 4gibi vakitlerde duvarları taradılar. 2 tane roket atıldı bazı mevzilerin alt kısmına. Bu hariç. Terörist gördüm gözetlerken. ister dürbünle. İster Kameralar ile. Şahin Göz derler.. Ama hiç çatışmaya girmedim.
ve birkere görüş alanımızda olan bizden uzakta komandolar üzerine açılan ateşle çıkan çatışma. 1 komandonun şehit olması hariç.
Hiç bir şey yaşamadım ciddi. Sakin, durgun geçti benim dönemimde. Şimdi bu sıralar bu aralar karışıktır sanırım oralar. İşid mişid suriye işleri. Allah yardım etsin şuan orada olan hem rütbelilere hem askerciklere.

Kanası sürekli kullandırtmıyorlar. Sadece bilgi geldiğinde o bölgede bir şey olduğunda konum bilgisi. O zaman keskin nişancı mevzisine çıkıp gözetleme yapıyorsun.
Normal durumda. Bixi, ağır makineli tüfekle nöbet tutuyosun. Bende onu kullanıyordum. Kanas ikinci silahım.
İntikalde hareket haline geçtiğimizde de gerçek ağır makinalı ekip o silahları alıyor. Bixi, MG3 

Ben G3 taşıyordum. Klasik normal asker. Er, Onbaşı gibi.
İyi ki öyleydi <3 Çünkü hareket halinde iken ağır makinalı taşımak çok zor D: Ağır o silahlar. G3 tüfek ondan biraz daha hafif. En hafifi Keskin Nişancı tüfeği. Tüy gibi.
Ama onu öyle sallayıp yanında taşıyıp duramıyorsun. İzin yok. Derin sıfırlaması var dürbününde. Fazla laylalom kullanılacak bir silah değil. Sıfırlaması bozuluyor. Belli bir yerde duruyor sadece. Oraya koşup alıp gözetliyordum. İbo kanasa çık dediklerinde.

Mekan burası işte. Böyle bişe. Kışın çekmişler.
İçeriği GösterSpoiler:

Zirve, bir dağın tepesinde. Hakimtepe de.. Bilmem kaç rakım. Bir ÜstBölgesi. Sınırın diğer tarafında. Herhangi bir olayda işte.. Sınırlarımıza yaklaşmadan kimse. İlk önce haber alacak. Müdahele edecek olan Üst bölgeleri. Ortak bir alan gibi. Hem bizim bölgemiz var hemde bilmem kaç km ötede görüş alanımızda Peşmerge Karakolu vardu. Üst bölgesi değil biraz daha küçük bir şey bizden. Karakol diyorduk. Onlarıda gözetliyorduk.

Öyle ortak bir alan düşün. İki kısımında bölgesi askerleri var. Karşı karşıya bir arazi.  Belli bir miktar. Sınır taşlarının ötesinde.
Sınır taşları arkamızdaydı. Onlarada sıkardık bazen CheesyCheesy Atış talimlerinde. Kimisinde izim duruyordur Tongue Kanas atışları.

Askerlik anıları  Big Grin ^^

Kırık rütbelilerde var çok D: İşte bu baskıyı kaldıramamış artık. Kafayı biraz hafiften kırmş. Bir hareketi bir hareketini tutmuyor. Bir gülüyor bir beton kesiliyor falan..
Korkunç lol.
Ama rütbe işliyor halen. Halen o adamın emrini dinlemek zorundasın. Öyle pozisyonlarda var. Çok zor iş.  Teğmen'in teki kırıktı bizim. Dengesi pek yerinde değildi.
Askeri olarak yeteneği yerinde. Bilgisi tecrübesi. O yüzden bir şey yapmıyorlar. Halen görevini sürdürüyor komutan olarak. Ama.. Psikolojik olarak kırık. Dengesiz..
-----
Roketçimiz izine ayrıldığında. RPG kullanan. Bu teğmen biri daha öğrenecek yedek her zaman olacak dedi. Kimse istememişti. Beni seçmişti. Hertürlü silahı kullanırım kullandım ama roketten tırsarım çok. Sesi olsun. Çıkardığı ateş olsun kulağının dibinde. Bir şey de.. Diyemezsin adam emri verdi mi..

Ödüm şeyime karışmıştı. Roket eğitimi de alacam.  Roket atacam diye. Bir sürü komutanla konuştum. Anladılar hepsi anlaştık ama yapacak bir şeyde yok. Adam daha rütbeli kimse birşey diyemiyor. İzne çıktı bende lol.  İzne gönderdiler. Öyle yırttım.. Yoksa ayvayı yiyordum. Roketten korkakım. Elimi sürmem.

Mersinli bi iri yarı çocuk kullanıyordu RPG'yi.
Silahlardan hariç.. Patlayıcı olarak. El bombası eğitimi aldım bir tek. Başka karışmadım. Mevzimin, oturduğum yerin 1 adım uzaklıkta rafta el bombaları vardı işte. Bir mayon kutusu içinde ki 5 tanesi bana aitti. Benim tarafımdan, benim mevzi açısından atılacak. Her hangi bir yakın mesafe olayında. Sızma mızma.

İstediğin zamanda izine çıkamazsın. Hadi ben gidiyom deyip. Diğer yerler gibi değil. Diğer komutanlar yardımcı oldu anlaştık hallettik. Öyle yolladılar beni.
Yaz mevsimiydi birde. Akreplerden tırsıyordum baya. Bitane yavru çelik yeleğimde öldürdü arkadaşlar. Onlada alakalı biraz. Yaz mevsiminin bi kaç haftası izne çıktım.

Irak iklimi olduğundan. Yazın sıcak vurduğunda çok akrep oluyor o bölgede. Her taşın kumun altından çıkıyorlar. Toprağın altı çok ısındığı için yüzeye çıkıyorlarmış yaz ayları.
---
Askere gitmeden önce fps shooter oyunlarını çok sever oynardım. Askerden geldim bir daha oynamadım XD
---
Bilmem kaç sene önce ilk intikal aşmalarında. İnşaat halindeyken. O alanı temizleme. O üst bölgesini oraya kurma aşamaında.
Mayın dedektörleri olmasına ragmen çevreyi taramalarına ragmen. Bir kaç asker ve rütbeli mayınlı alana girmiş. O rakıma ulaşmadan dağın zirvesine çıkmadan önce. Alt kısmında mayınlı arazi var bir kaç tane. Baaaaayaaaa eskiden kalma. Ama halen kimisi patlar durumdaymış. Halen oraya kimse girmez. Benim dönemimde de aynı öyle duruyordu.

Orada bir kaç asker ve rütbeli personel şehit olmuş işte.. Patlama ile birlikte. Talihsiz olay olmuş. O yüzden ismi başka bir şeydi hatırlamıyorum. Ama sonradan GaziTepe olarak çevrilmiş.
Öyle kalmış ismi. Kuruluş aşamasında şehitler vermiş yani. Taştan bir yer. Beton falan yok mimari yapı. Normal eski kaleler gibi. Taş taş üzerine konularak inşa edilmiş. Taştan surlar ve kuleler mevzilerden oluşuyor.

Sonradan bu dönemlerde böyle yerleri yıkıp akıllı karokollar falan yapma şeyi çıktı. Yavaş yavaş yeniliyorlar bazılarını işte ama..
Bu Üstbölgesi halen böyle eski hali ile duruyor.

---
Gündüz atışlarım çok iyiydi. Nokta atıyordum ama..
Gece görüşlü atışlarda vuramıyordum çok iyi. Hep altına üstüne sağıla soluna gidiyordu belli bir miktar.

Piton dedikleri gece görüşü kullanıyorduk. Silahın üzerine monte ediliyor. Büyük kaba bir şey.. Böyle bir acayip. Normalde silaha nişanğahtan kendi dürbününden bakıp sıktın mı çok iyi oluyor. Çok rahattım ama bununla kötü. Silah kontrolümü kaybettiriyordu.

İçeriği GösterSpoiler:

Hocam vakit ayırıp çok güzel bir yazı yazdığınız için teşekkür ederim. Askeri anılara da merakım fazladır bu arada 95 de şırnakda askerlik yapıp inci sözlükte anlatan bir abimiz vardı okumanı tavsiye ederim. http://www.incisozluk.com.tr/w/1995-%C5%...4%B1yorum/  linki bırakayim okumak isteyenlere gerçekten çoook kaliteli bir anlatım var şiddetle tavsiye ederim . Siteye girdikten sonra konu başlığının altında sahibi yazısına tıklayarak sadece anıyı anlatan kişinin yazılarını görebilirsiniz. Teşekkür ederim tekrardan.
[+] gundogdurdvan isimli üyenin iletisini 1 üye beğendi
#13
Sağol güzel ilgi çekici enteresan bir yazıymış. Hepsini okuyamacağım ama..

Belki daha sonra okurum. Bende uzun yazıyorum ama.. Arkadaş, çok çok çok daha uzun yazmış Cheesy Osmanpamukoğlu harekatından bahsetmiş. O bölgeler benim yaptığım yer işte. Anlattılar bize de harekatı. O intikal edilen koyu falan bizim olduğumuz bölgeden gözüküyordu. Aşağı doğru inen bir yarık ova gibi bir yer. Oradan ilerleyip iyice ırak istikametine. O şekilde karşı tarafa geçiş yapıyorsun onların bölgesine. İlerde de kampaları falan var zaten evet. Terörist yapıları bazı küçük köyler falan mağaralarda cart curt. Tepelerde peşmerge karakolları birlikleri. Irak birliği askeri birlik diye geçiyor ama.. Terröristlerle anlaşmalılar bir çoğu.

Sadece o dönem oralara çıkartma yapılmış. Osman komutanın liderliğinde. Ondan sonra ilerleme yok. Hep defansif moddasın. Sadece uçaklar apaçiler geçiyor artık.
Bazen şehit verildiğinde. İntikam operasyonları için. Bombalamak için tespit edilen yerleri. Wink <3

Hakkari/Çukurca sınırının dış kısmı, ilerisi.
Darsinki/K.Irak diye geçiyor işte. Ezberletmişlerdi hep görüş alanındaki çevrenin isimlerini ama unuttum tabi.

Erbil, Testere dişli dağlar, bilmem ne ovası. Saddam vilları, cart curt.
Bilmem ne koyu. Bir tane su geçiyor. Bilmem bir şey köyü.
[+] ibodala isimli üyenin iletisini 1 üye beğendi
#14
Ben 11.sınıf öğrencisiyim. Güzel bir üniversitede psikoloji bölümü için şimididen günde 4 saat ders çalışıyorum ama benim de aklımda tüm hevesimi kaçıran soru:'' Üniversite bitince ne olacak?'' Şimdiden kendimi adamaya hazırladığım mesleğimi yapamayacağıma dair korku var içimde.
[+] TheNorthRemembers isimli üyenin iletisini 1 üye beğendi