Konuyu Okuyanlar:
1 Ziyaretçi

Kış Arefesi
#1
[font=Georgia][Resim: 3EbpDp.jpg][/font]

Sakalları ilik ilik kar taneleri dolduran, soğuk bir gecenin mütevazı bir şekilde havayı üflediği bir günde Miğferyeli, Kuzeyliler'in ansız nidaları ile yıkanmıştı. Dışarı atılan adımda görülen kaos ortamı, koşuşturan yüzlerce asker.. Asker mi, eline kılıç ve kalkan almış, Skyrim'in hür olması için çarpışan çiftçilerdi bunlar. Hava öylecesine kulaktaki eti sıyırıyorduki, kanında Atmora'nın kadim armağanını taşıyan sarışın, renkli gözlü halk bile tir titriyordu. Demirlerin tokuşturulma sesleri, sakarlıkların oluşturduğu ufak bağrışlar kışlalardan yükseliyor, demircilerin atölyelerinden çıkan buhar adeta gökyüzünü bulut gibi kaplıyordu. 

*AHOOO!* Diye duyuldu, bir daha vuruldu. *AHOOO!* Bu sefer eli kılıç tutan delikanlılar kapının önünde, Akçay bozkırlarında otlatılan koyunlar gibi toplandı. *AHOOOOOO!* Diye üçüncü ve en güçlü şekilde öten mamut dişinden yapılma boru, bu sefer kulakları çınlatmaya ara vermişti. Bir an, at sesleri duyuldu. Skyrim Fatihi'nin istirahathanesinden çıkan atlıların arasında, apokaliptik çağın savaş naralarını atan kadim Kuzeyliler'in kürkleri sarılmış, bir boğanın bacağı kadar kalın bir balta ile beraber masmavi bir sancak taşıyan kızıl saçlı, ametist gözlü kırk yaşlarında bir adam, seslendi orduya.. 

''Özgürlük!''

İlk narada ona eşlik etti kılıcını çekenler, adeta yemeğe gidermişçesine.. Herkes ona Fırtına Ayısı diyordu. Fırtına Ayısı bu sefer devasa battal baltasını çekti. 

''Sovngarde'a ileri!''

Cümleleri ile akın akın kapıdan fırlayan, Kuzeyliler atlarını akın akın Güney'e sürmeye başladı. Tanık olmak için, kurt kürkünden yapılma pelerinimi omuzuna, mavi miğferi başına, çelik mavisi kılıcımı kabzasına geçirdi Hoag. Buz gibi havada ciğerleri yırtılırmışçasına koştu, koştu daha fazla koştu. Nihayetinde kılıç ve kanın iç içe girdiği bir manzaraya tanıklık etti, insan evlatları birbirlerini adeta tanımamasına rağmen ilkbaharda uzamış çimler gibi kesiyordu. Fakat bir anda maviliğin, kızıllar arasında süratle eridiğini gören Hoag şaşkınlığa düştü. Üzerinde de mavi tonlar vardı. Kızıl lejyonların onu asacağını farz ederek, arkasına döndü ve gözlerini kapatarak bilmeden koştu, koşarken çığlıkta atıyor, dalgalanan kızıl saçları kardan dolayı ıslanıyor, başını daha çok yakıyordu. Bir an koşarken suratına gelen bir tepme ile adeta başı dönerek, mavi bir kıvılcımla yere çakılır. Gök inlemesi gibi duyulan bir müzik ve mavilik, kızıl lejyonları Atmora'nın hortumları gibi çalkaladığını izlemesi, gözlerini örtmeden önce gördüğü tek manzara olur. Tek hissettiği vücudunun uyuşmasıydı. Nitekimde tatlı bir uyku ile başını yanında duran kanı kurumuş cesedin göğsüne koyarak, ''Sov-n-..'' der. Lakin, bir son yeni bir başlangıcın müjdesidir..
[+] muhamet4434 isimli üyenin iletisini 2 üye beğendi
#2
Heyecanlandım yiğidim. Cheesy

Başarılar haydi.
#3
Güzel bir iş olmuş. Devamını bekliyorum. Smile