Konuyu Okuyanlar:
2 Ziyaretçi

Skyrim Karakterinizi Tanıtın
İçeriği Göstersinaa:
https://i.hizliresim.com/Ak1MzB.jpg

adı:sinaa

ırkı:vampir-elf

skillerihuhne handed - archery - sneak - speech

sevdiği şeyler:gezmek dolaşmak ve yalnızlık
Cyrodiil'da doğmuş ve bebek iken ailesini kaybeden Volcano, Imperial ordusu tarafından yetiştirilmiştir. Dış dünya ile ilişkisi pek olmadan sadece lejyoner eğitimi almış olan Volcano, gerçek bir savaş tecrübesine sahip değildir ve Cyrodiil dahil hiç bir yaratıktan haberdar değildir. Nöbet tutarken zaman zaman saldıran kurtları öldürdüğü için sadece kurtları tanır. Skyrim'deki iç savaş hakkında da bilgisi yoktur. Ağır silah ve ağır zırh eğitimi olmadığından hafif zırhları tercih eder. Silah olarak ise hafif kılıçlar, bıçaklar ve kalkanlar üzerine eğitimi vardır. Meraklı bir yapısı vardır ve hemen hemen gördüğü her şeyi araştırıp incelemek ister. Kendisi 30 yaşına geldikten sonra kendisine ait bir hayatı olmasını istediği için doğup büyüdüğü yeri zor da olsa terk etti. İlk bulduğu gemiye bindi ve nereye gideceğini dahi söylemedi. Gemi nerede durursa orada inecekti. Zaten dünya tecrübesi yokken gemi kaza yapar ve Volcano kaza yapmış bir gemide kendini bulur.

Senaryo dışı açıklama

Gemi Sea of Ghosts'ta batıyor ve benim karakterim karaya varamadan donuyor. Mod gereği ben kurtarılıyorum ve rastgele bir kasabaya, bir hana veya bir kampa bırakılıyorum. Senaryom gereği Winterhold, Dawnstar ve Morthal ve ona yakın bir yerde bırakılana kadar load ediyorum yani kalkıp Markarth'ta başlatırsa veya Riften falan, epey saçma olur.

Yaptığım RP hakkında

Oyunda çoğu şeyi bildiğim için zor oluyor aslında fakat gerçekten zihnimi boşaltıp karşılaştığım şeyleri ve gittiğim yerleri ilk defa görüyor gibi tepki verebiliyor ve ona göre davranabiliyorum.

Aşağıdaki değerler sabit olarak kalacaktır. Sadece item veya potion ile geçici olarak artacaktır

Life: 200
Carry Capacity: 200
Wayfarer: 100. Skytweak bile skillin exp oranını sıfırlamadığı için sürekli zırt pırt artıyor ve bana boş boş level atlatıyordu. 100 olarak ayarladım ve bıraktım. Skill Tree ile ilgilenmiyorum.
-----------

Kullandığım modlar sayesinde karakterim yoruluyor, acıkıyor, susuyor, soğuk havalardan etkileniyor.
-----------

Bir çok eşyanın dayanıklılık seviyeleri var. Hasar alabiliyor ve en sonunda yok olabiliyorlar. Ara sıra bir tüccardan veya kendim tamir etmek zorundayım
-----------

Gold, Lockpick ve Arrow'lar ağırlık yaptığından dolayı zaman zaman kasabalarda bankacılara gidip parayı çeke çevirmem gerekiyor. Çek haline getirmemin de şartlarını koydum. 1000/2500/5000 ve katları şeklinde çeviriyorum
-----------

Işık modları sayesinde gecelerim ve zindanlarım gerçekten karanlık ve bir ışık kaynağına ihtiyaç duymaktayım
-----------

Dijital haritam yok ve haritada kendi noktamı göremiyorum. Fakat keşfetmiş olduğum yerler haritada açılıyor. Yani yön bilgisine ihtiyacım var
-----------

At arabalarını kullanıyorum fakat gideceğim yer ve o bulunduğum nokta arasındaki yolu daha önce gitmişsem. Mesela Windhelm'den Riften'a gitmek istiyorsam daha önce Winhdelm'den Riften'a ana yoldan yürüyerek gitmiş olmam lazım
-----------
Sandal ile deniz taşımacılığını kullanıyorum (Frostfall modu ile buz gibi sulara atlayıp 2 kasaba arasını denizden aydınlatmak diye bir şey yok 1f603.png:D)
-----------
Crosshair yok. Büyü olsun yay olsun crossbow olsun nereye nişan aldığımı göremiyorum.
-----------
Hedeflerin isimleri ve canlarını göremiyorum.
-----------
Silah ve zırh: Karakterim zayıf yapılı ve sadece bıçaklar ve kılıçlar ile eğitim aldı. 2 el ile tutulan silahları, ağır zırh ve kalkanları, axe ve mace kullanamıyor. Fakat belki senaryomun gidişatına göre ve olaylara göre değişiklikler yapabilirim. RP yaptığım için böyle bir kararı oyunumun başında alamıyorum. Durum neyi gösteriyorsa onu yapıyorum
-----------
Prensiplerim gereği bir büyü yapacaksam o büyünün derecesinin perkini açmış olmam lazım. Mesela spell Adept Alteration ise Adept Alteration açmadan onu yapmam
-----------
Town içerisinde birisi veya bir muhafız ölünce kendimce onun yakınına veya muhaflardan diğerine o kişinin eşyalarını alıp alamayacağımı sorup zar atıyorum. %50 şansla alıyorum veya almıyorum
-----------
Canım tam değilse ve savaşta level up yapmıyorum
Savaş sırasında loot yapmıyor lockpick kullanmıyorum
-----------
Compass objelerini kullanmadığım için etrafımdaki düşmanları, bölgeleri, görevlerin gösterdiği hedefleri göremiyorum


Kullandığım modlar için bana ulaşınız ve/veya detaylar için http://www.facebook.com/ArchiveSkyrim
İçeriği GösterVulsgar the Savage:
[+] sefabaysoy isimli üyenin iletisini 1 üye beğendi
Merhaba, ben Trednel. Morrowind'in Blacklight kentinde orta halde bir ailede dünyaya geldim. Babam denizcilik yapan ve ayda yılda bir evimize uğrayan bir kaptandı. Annem ise sarayda çalışan bir aşçıydı. Pek iyi bir eğitim alamadım ama 13 yaşımı doldurduğumda babam beni gemiye almaya karar verdi. O ufak bedenimle ona eşlik eder, balık tutmayı öğrenirdim. Ticaret yapmak için Solitude'da durduğumuzda konuşmaları dinler bir şeyler kapmaya çalışırdım.

 2 yılımı gemide harcadıktan sonra babam bana ateş büyüleri hakkında bazı kitaplar aldı. O sırada zaten Tamriel'e açılmaya da başlamıştık. Öğrendiğim numaralarla duraklarımızdaki insanlara gösteri yapar harçlığımı çıkartırdım. Ah, ah...

 O güzel günler 16. yaş günümde sonlanmıştı. Babam bana bir hamur tatlısı aldı ve kaptanlığını yaptığı o görkemli odada ufak bir kutlama yaptık. Tatlı bittikten sonra akşam olmuştu mumları yaktık ve babamın bana verdiği öğütleri dinledim. Saat çok geç olmadan da yattık. Mağlum, ertesi gün Windhelm'deki bazı Argonyalı köleleri almamız gerekliydi. Ama babam bu sefer bir dişiyi eve almaya ve ev işlerini yaptırmakta kararlıydı. Artık annemin daha fazla yorulmasını istemiyordu. İlk başta bu isteğini anlayışla karşılamıştım, çünkü hayatıma annemden çok sevebileceğim bir kadının gireceğini bilmiyordum.

 Vivec'den Windhelm'e vardığımızda gece olmuştu bile. Gemiyi iskeleye bağlayıp aşağı indik. İskelede 10 tane Argonyalı, elleri sert halatlarla bağlanmış vaziyette ve üzerlerindeki mahkum kıyafetleriyle bizi bekliyordu. Aslında beklemiyordu. Başlarında deri zırh giymiş, kılıcı belinde ve oldukça disiplinli olduğu her halinden belli olan bir Khajiit vardı. Gemiden indiğimizde bize asker selamı verdi ve esirleri geminin en alt katına kürek çekmek için götürmemize yardım etti.

 Babam esirlere kürek çekmeye başlamaları için emir verdiğinde içlerinden bir şanslı kadın Argonyalıyı seçerek onu bir alt kattaki işkence salonuna götürdü. Merak etmeyin işkence yapmak için değil. Onu oradaki kafeslerden birine koyup eve varana kadar kaçmamasını kendimizce garantilemeye çalışmıştık.

 Onu kafese tıktıktan sonra babam odadan çıktı ve beni onu gözetlemekle görevlendirdi. Ardından o başındaki esir başlığını çıkarttığında bu görevin bana ne kadar uygun olduğunu anlamıştım... Çünkü gözlerimi ondan alamıyordum! Bir Argonyalı nasıl böyle güzel olabilirdi ki?

 Kuyruğu uzun ve bacaklarını sarmıştı, beli oldukça inceydi, kafasının üzerinde mavi tüyler vardı. Boynuzları ise oldukça kısaydı.

 Korktuğu her halinden belliydi, bende hemen onun için biraz mum yaktım ve odayı aydınlattım. Anca titreyen ağzını açıp konuşmaya başladı. Korkudan kekeliyordu.

-Burası neresi?
+Şşşş sakin ol tamam mı? Burası... ııııı, bekleme odası gibi birşey.
-Kimi kandırıyorsun sen? Ben burada durmak istemiyorum! Kimseye hizmet etmem ben!
+Gerçekten öyle bir amacımız yok. Babam seni seçti. Evimizde hizmetçilik yapmanı istiyor. Aşçılık falan. Sana maaşını öder. O ödemezse ben öderim. Sen üzülme tamam mı?
-Kafeste gördüğün bir kadına bunları söyleyebildiğine göre eziğin teki olmalısın! Söylesene bana. Neden gücünüz bize yetiyor? Neden atalarımızın suçunun cezasını biz çekiyoruz?
+Iıı, bunu öyle düşünme. Köle olmayacaksın sen. Maaşın olacak, barınağın falan. Mutlu olacaksın.
-Soydaşlarım acı çekerken ben nasıl mutlu olayım?

 Dedi ve arkasına döndü. Bende tam yere oturacaktım ki bana doğrdu döndü ve hafif yüksek sesle konuşmaya başladı.

-Oraya oturma! Sizin halkın alayı kısır zaten. Bari senin çocuğun olsun.

 Ardından yine arkasına döndü. Bu sefer ben kızmıştım. Sanki ona karşı duyduğum o his bir anda yok olmuş gibiydi.

+Derdin ne senin?! Nasıl böyle dikbaşlı olabiliyorsun?! Eğer babam olmasa çoktan öldürmüştüm seni. Haddini bil, yoksa ben bildiririm!
-Aaaa, süt çocuğuna bak sen! Şimdi mi adam oldun lan!

 Dolunayın ışığı ufak camlardan içeriye yansıdı. Ardından Argonyalı bir anda tüylenmeye başladı. Düşündüm... Buna ne oluyordu böyle? Kasları uzamaya ve burnu daha da sivrilmeye başlamıştı. Korkunçtu... Ama... Daha sonra anladım ki bu bir Kurt kadın!

 Kafesini kırdıktan sonra pençesiyle göğsüme vurdu ve kendimi yaklaşık 1 saniyede duvara yapışmış buldu. Demir kapıyı tekme atarak kırdı ve dışarı çıktığında tüm mürettebatın çığlıklarını duydum. Göğsümdeki kana aldırmadan dışarı çıktım ve gördüğüm tek şey cesetlerdi. Aralarında babamın cesedi de vardı... Gözümden tam bir damla yaş akacaktı ki buna bile vakit bulamadan geminin bir buzdağına çarpması ile oradan oraya savrulup durdum. 

 Uyandığımda ise kendimi dondurucu bir suda, diğer cesetlerle beraber yüzerken buldum. Su o kadar soğuktu ki bir an öleceğim sandım. Ama ne yapıp ne edip karaya ulaştım. Birkaç adım attıktan sonra bitkin düştüm ve adeta yere yığılarak ölmeyi bekledim. Ama bir süre sonra iki mavi kıyafetli adam ellerinde battaniyeyle geldi. Beni örtüp hana götürdüler. Hana kadar olan yolculuğumuzu anlatmak isterdim ama o sırada can çekişiyordum.

 Handa bir büyücü bana bazı büyüler yaptıktan sonra eski halime döndüm. Winterhold muhafızlarından gerekli belgeleri aldım ve ertesi gün Blacklight'a dönmek üzere handa bir gece geçir... Geçiremedim.

 Uykumdayken göğsümdeki yara bir anda kabardı ve bir kurt adama dönüştüm! Kendimi kontrol edemiyordum. İçimde ben olmayan bir his kan istiyordu. Bende onun bu emellerine karşı koyamıyordum. Köydeki neredeyse tüm askerleri öldürdüm ve koşmaya başladım. Utanıyordum... Nereye koştuğumu bilmiyordum. Hatırladığım tek şey insan halime döndüğümde kendimi Whiterun duvarlarının önünde bir çiftlikte bulduğumdu.

 Ağladım, ağladım... Günlerce ağladım. Artık eve dönemezdim. Bende kendi geçimimi buradaki yeni evimde sağlamaya karar verdim. Çiftlikten bir at çalıp gittim... Ormanlara doğru gittim. Artık benim evim orası.

 Gündüz göçebe hayatımı yaşayıp duvarları olmayan kasabalarda ticaret yapıyorum. Geceleri ise kurt adama dönüşüp etrafımdaki insanları katlediyorum. Ayrıca Lordum Hircine'e de her gün tapınıyorum.

 Yeni dinim, felsefem ve mesleğim ile... İşte bu benim yeni hayatım.
[+] Apple3434 isimli üyenin iletisini 3 üye beğendi
Adim Eronder.Ben küçükken ailem fırtınapelerinliler tarafından katledildi ve bende cyrodile kaçmak zorunda kaldım.Ailemi kurtaramamıştım çünkü daha 9yaşındaydım ve babam kaçmamı söylemişti.Tullius adında bi adam ile cyrodilde yaşamış bir nevi babam olmuştu.Bende intikam hırsıyla imparator şovalyesi olmaya karar vermiştim.Beni tullius eğitmişti içimde ağır bir intikam ateşi alevleniyordu.25yıl sonra tullius skyrime gitmek zorundaydı çünkü skyrimde iç savaş çıkabilirdi ve tulliusu general olarak skyrime çağırdılar.Giderken bana gelmememi istedi ama bende onunla gelmek istememe rağmen kabul etmeyip gitti.O süre zarfı içinde ben kendimi dahada geliştirdim ve skyrime ıssızkente yolculuga başladım.12 saat sonra ıssızkente atla girip tulliusu görmeye gittim.Tam zamanında gelmiştim iç savaş tam anlamıyla başlamıştı hemde fırtınapelerinlilerle.Bu iç savaşı ulfirc çıkarmıştı.Ulfirc ve yandaşlarından intikamimi almak için tulliusun yardımıyla imparatorluğa katıldım.Ve bu sürede ejderhalar ortaya çıktı ve bana ejderdoğan dediler.ilk işim ulfirici öldürüp isyanı bastırdıktan sonra ejderhaları araştırmaya başlıycaktım.
Wink 
(27.06.2018, Saat: 16:31)DovakHin21 Adlı Kullanıcıdan Alıntı: Adim Eronder.Ben küçükken ailem fırtınapelerinliler tarafından katledildi ve bende cyrodile kaçmak zorunda kaldım.Ailemi kurtaramamıştım çünkü daha 9yaşındaydım ve babam kaçmamı söylemişti.Tullius adında bi adam ile cyrodilde yaşamış bir nevi babam olmuştu.Bende intikam hırsıyla imparator şovalyesi olmaya karar vermiştim.Beni tullius eğitmişti içimde ağır bir intikam ateşi alevleniyordu.25yıl sonra tullius skyrime gitmek zorundaydı çünkü skyrimde iç savaş çıkabilirdi ve tulliusu general olarak skyrime çağırdılar.Giderken bana gelmememi istedi ama bende onunla gelmek istememe rağmen kabul etmeyip gitti.O süre zarfı içinde ben kendimi dahada geliştirdim ve skyrime gemiyle ıssızkente yolculuga başladım.Gemiyle gitmedim çünkü üşengeçtim yürüme konusunda.18saat sonra ıssızkent limanina yanaşıp tulliusu görmeye gittim.Tam zamanında gelmiştim iç savaş tam anlamıyla başlamıştı hemde fırtınapelerinlilerle.Bu iç savaşı ulfirc çıkarmıştı.Ulfirc ve yandaşlarından intikamimi almak için tulliusun yardımıyla imparatorluğa katıldım.Ve bu sürede ejderhalar ortaya çıktı ve bana ejderdoğan dediler.ilk işim ulfirici öldürüp isyanı bastırdıktan sonra ejderhaları araştırmaya başlıycaktım.

Mrb ben Eronder büyüyünce asker olmak istiyorum Cheesy
neden çünkü ailem fırtınapelerinler tarafından katledildi Cheesy

Sıradan olmuş ve Lore dan uzaklaşmış Fantastiğe doğru gidiyor kardeşim bu tanıtım.
Fırtınapelerinler önceden lejyona bağlıydı farkındamısın ayrı bir ülke değil bu fırtınapelerinler.
onun için mister eronder ' in ailesi fırtapelerinler tarafından katledilme olasılığı %0 Smile
(27.06.2018, Saat: 17:00)Garbrandt Adlı Kullanıcıdan Alıntı: Mrb ben Eronder büyüyünce asker olmak istiyorum Cheesy
neden çünkü ailem fırtınapelerinler tarafından katledildi Cheesy

Sıradan olmuş ve Lore dan uzaklaşmış Fantastiğe doğru gidiyor kardeşim bu tanıtım.
Fırtınapelerinler önceden lejyona bağlıydı farkındamısın ayrı bir ülke değil bu fırtınapelerinler.
onun için mister eronder ' in ailesi fırtapelerinler tarafından katledilme olasılığı %0 Smile

loreye uygun yazmadim zaten ama onuda bir sonrakine yaparim

(27.06.2018, Saat: 17:00)Garbrandt Adlı Kullanıcıdan Alıntı: Mrb ben Eronder büyüyünce asker olmak istiyorum Cheesy
neden çünkü ailem fırtınapelerinler tarafından katledildi Cheesy

Sıradan olmuş ve Lore dan uzaklaşmış Fantastiğe doğru gidiyor kardeşim bu tanıtım.
Fırtınapelerinler önceden lejyona bağlıydı farkındamısın ayrı bir ülke değil bu fırtınapelerinler.
onun için mister eronder ' in ailesi fırtapelerinler tarafından katledilme olasılığı %0 Smile

birinin böyle yazcagini biliyodum loreye göre yaziyosak  bu saatten sonra ona gore yazalim.
resim" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /> 

Merhaba, benim adım Jenny, bana "Kızıl Tehlike" de derler, 21 yaşında genç, dul, suikatsçı bir Orman Elfiyim, Yeşilyurttan kaçıp memleketi Akçay olan bir Kuzeyliyle evlenmiş bir Orman Elfinin ve yufka yürekli bir Kuzeylinin tek kızıyım, Ailemiz fakir ama mutluydu annem ve babam evi geçindirmek için sürekli çalışırdı, ben ise Akçay mahallelerinde oynardım, bir gün ben 10 yaşındayken Akçayın dışında bir haydut çetesi beni kaçırdı ve zindana attılar,aileme ise bir fidye mektubu gönderip bir buluşma yeri belirlediler, ama ailemin 1 kuruş parası yoktu ve ne yapacaklarını bilmiyorlardı, muhafızlardan yardım istediler ama hiçbiri bunla uğraşmak istemedi ve beni mecburen bırakmak zorunda kaldılar, ben ise gecenin birinde zindanda kaderime terk edilmiş halde ağlarken bir Daedra leydisi bana seslendi: "Öldür onları,boğazını kes, sana kapıyı açacağım sağındaki masada bir hançer var, al onu ve hepsinin boğazını kes, başka kaçış şansın yok!" dedi ve bir daha konuşmadı sanırım deliriyordum, gayipten sesler duymaya başladım, neyse zaten ölecektim, ama kapı açılınca bunun hayal olmadığını anladım kapıda bir nöbetçi haydutun durduğunu biliyordum, hançeri aldım ve hepsinin boğazını kestim, haydut bu sesleri duyup geldiğinde ben gizlice kapıya doğru süzülüp kaçtım, ve sadece koştum ve koşarken bunların hiçbirini olmadığını sayarak eve döndüm ailem beni görünce o kadar sevindi ki bir daha Akçay'ın kapısına bile yaklaşmama izin vermediler nasıl kaçtığımı sorduklarında ise "beni serbest bıraktılar" dedim ve bu olayı 5 yıl boyunca unuttum ve hatırlamak istemedim,Ben 15 yaşına bastığımda Skyrimde bir salgın hastalık başladı ve maalesef bu hastalığa babam da yakalandı, çok uğraşmamıza rağmen 36 yaşındaki babamı kaybettik,evin bir ekmek teknesi öldüğü için zar zor geçiniyorduk, annemle ben fazladan mesaiye kalıyorduk, özellikle sancaklı kısrak ve birçok yerde çalıştık,1 sene sonra, ben 16 yaşımdayken sancaklı kısrağa bir ayyaş gelmişti, kalacak yer istiyordu, annem ona yerini gösterdi ve  ayyaş annemi çok beğendi ve sevgili olmak istedi annem istemediği için adam çok sinirlendi kavga ettiler ve annemi cebinden çıkardığı hançeriyle öldürdü, annem de 37 yaşında ölmüştü, o adamdan intikam alacağıma yemin ettim, adamı 20 yıl hapis cezasına çarptırdılar, ve ben de annem öldükten sonra o anı tekrar hatırladım ve suikastçı (kötülerin suikastçısı) olmaya karar verdim, kazandığım paraların 3 te 2'sini tek el silah kullanımı, okçuluk ve sinsilik eğitimlerine veriyordum, 3 yıl boyunca canla başla çalıştım, ben 19 yaşındayken biri adamın kefaretini ödedi ve hapisten çıktı, ben de bu haberi alınca adamı Akçay meydanının ortasında kalbine hançer saplayarak herkesin içinde öldürdüm, muhafızlar beni yakaladı ve hapishaneye attı yarın Ejderkonakta yargılanmam vardı, yarına kadar işkence ettiler ve yarın Mevkibeyinin karşısına çıktım,bir sürü tartışmadan sonra idam cezasına çarptırıldım (Skyrimde Elfleri sevmemelerinin de büyük etkisi oldu) yarın idam edilecektim, neyse intikamımı almıştım en azından yarın sabah Akçay meydanında idam edilecektim ki Helgen'e giden bir Fırtınapelerin idam arabasının haberini aldılar ve beni ona bindirdiler, saat sabah 7 de idama gidiyorduk ve Ralof durmadan konuşuyordu, "Sus artık!" diyemedim çünkü boğazım düğümlenmişti arabadan indik ve yavaş yavaş gidip idam edilecektik bir kişi idam edildikten sonra sıra bana geldi ve yattım tam ölecektim ki bir ejderha geldi, 100 yıllar sonra ilk defa bir ejderha! rüyada olmalıydım ama Alduin etrafı yıkınca rüya olmadığını anladım, Ralofla beraber Helgen'den kaçtık ve Irmakkoruya gittik, orda ailesiyle tanıştım bizi misafir ettiler ve haberi Akçay'a götürdüm muhafızlar beni görünce kaçtım sandılar ama onlara olayı anlattım sonra Ejderkonak'a gidip olan biteni anlattım ve idam cezam iptal edildi, Farengar'ın bana verdiği görevden ve Ejderha öldürdükten sonra Ejderdoğan olduğumu öğrendim,1 sene boyunca daha sıkı daha güçlü çalıştım ve Karanlık Kardeşliğe katıldım ve orda gerçek bir suikastçı oldum ve maceralarıma ve Ejderha avlamaya devam ettim, şu an 1 tane evim ve 2 tane kızım var üstelik bir de aslan gibi bir savaşçı ve kılıçlı daedram var, şu an herkese korku salan güçlü bir suikastçıyım, sırtım asla yere gelmez, favori aktivitelerim haydut kampı temizlemek, Mevkibeylerinin görevlerini yapmak, Ejderha kesmek ve kızlarımla oyun oynamak. İyilerin dostu olarak görevlerini yaparım, kötülerin suikastçısıyım, kendime göre bir koca bulamadım ve 30 yaşına kadar da bulamam gibi gözüküyor, Skyrim diyarlarında maceralarım ve Alduin'i öldürme hedefim devam ediyor...
(06.07.2018, Saat: 19:56)Umut Caner Adlı Kullanıcıdan Alıntı: resim" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /> 

Merhaba, benim adım Jenny, bana "Kızıl Tehlike" de derler, 21 yaşında genç, dul, suikatsçı bir Orman Elfiyim, Yeşilyurttan kaçıp memleketi Akçay olan bir Kuzeyliyle evlenmiş bir Orman Elfinin ve yufka yürekli bir Kuzeylinin tek kızıyım, Ailemiz fakir ama mutluydu annem ve babam evi geçindirmek için sürekli çalışırdı, ben ise Akçay mahallelerinde oynardım, bir gün ben 10 yaşındayken Akçayın dışında bir haydut çetesi beni kaçırdı ve zindana attılar,aileme ise bir fidye mektubu gönderip bir buluşma yeri belirlediler, ama ailemin 1 kuruş parası yoktu ve ne yapacaklarını bilmiyorlardı, muhafızlardan yardım istediler ama hiçbiri bunla uğraşmak istemedi ve beni mecburen bırakmak zorunda kaldılar, ben ise gecenin birinde zindanda kaderime terk edilmiş halde ağlarken bir Daedra leydisi bana seslendi: "Öldür onları,boğazını kes, sana kapıyı açacağım sağındaki masada bir hançer var, al onu ve hepsinin boğazını kes, başka kaçış şansın yok!" dedi ve bir daha konuşmadı sanırım deliriyordum, gayipten sesler duymaya başladım, neyse zaten ölecektim, ama kapı açılınca bunun hayal olmadığını anladım kapıda bir nöbetçi haydutun durduğunu biliyordum, hançeri aldım ve hepsinin boğazını kestim, haydut bu sesleri duyup geldiğinde ben gizlice kapıya doğru süzülüp kaçtım, ve sadece koştum ve koşarken bunların hiçbirini olmadığını sayarak eve döndüm ailem beni görünce o kadar sevindi ki bir daha Akçay'ın kapısına bile yaklaşmama izin vermediler nasıl kaçtığımı sorduklarında ise "beni serbest bıraktılar" dedim ve bu olayı 5 yıl boyunca unuttum ve hatırlamak istemedim,Ben 15 yaşına bastığımda Skyrimde bir salgın hastalık başladı ve maalesef bu hastalığa babam da yakalandı, çok uğraşmamıza rağmen 36 yaşındaki babamı kaybettik,evin bir ekmek teknesi öldüğü için zar zor geçiniyorduk, annemle ben fazladan mesaiye kalıyorduk, özellikle sancaklı kısrak ve birçok yerde çalıştık,1 sene sonra, ben 16 yaşımdayken sancaklı kısrağa bir ayyaş gelmişti, kalacak yer istiyordu, annem ona yerini gösterdi ve  ayyaş annemi çok beğendi ve sevgili olmak istedi annem istemediği için adam çok sinirlendi kavga ettiler ve annemi cebinden çıkardığı hançeriyle öldürdü, annem de 37 yaşında ölmüştü, o adamdan intikam alacağıma yemin ettim, adamı 20 yıl hapis cezasına çarptırdılar, ve ben de annem öldükten sonra o anı tekrar hatırladım ve suikastçı (kötülerin suikastçısı) olmaya karar verdim, kazandığım paraların 3 te 2'sini tek el silah kullanımı, okçuluk ve sinsilik eğitimlerine veriyordum, 3 yıl boyunca canla başla çalıştım, ben 19 yaşındayken biri adamın kefaretini ödedi ve hapisten çıktı, ben de bu haberi alınca adamı Akçay meydanının ortasında kalbine hançer saplayarak herkesin içinde öldürdüm, muhafızlar beni yakaladı ve hapishaneye attı yarın Ejderkonakta yargılanmam vardı, yarına kadar işkence ettiler ve yarın Mevkibeyinin karşısına çıktım,bir sürü tartışmadan sonra idam cezasına çarptırıldım (Skyrimde Elfleri sevmemelerinin de büyük etkisi oldu) yarın idam edilecektim, neyse intikamımı almıştım en azından yarın sabah Akçay meydanında idam edilecektim ki Helgen'e giden bir Fırtınapelerin idam arabasının haberini aldılar ve beni ona bindirdiler, saat sabah 7 de idama gidiyorduk ve Ralof durmadan konuşuyordu, "Sus artık!" diyemedim çünkü boğazım düğümlenmişti arabadan indik ve yavaş yavaş gidip idam edilecektik bir kişi idam edildikten sonra sıra bana geldi ve yattım tam ölecektim ki bir ejderha geldi, 100 yıllar sonra ilk defa bir ejderha! rüyada olmalıydım ama Alduin etrafı yıkınca rüya olmadığını anladım, Ralofla beraber Helgen'den kaçtık ve Irmakkoruya gittik, orda ailesiyle tanıştım bizi misafir ettiler ve haberi Akçay'a götürdüm muhafızlar beni görünce kaçtım sandılar ama onlara olayı anlattım sonra Ejderkonak'a gidip olan biteni anlattım ve idam cezam iptal edildi, Farengar'ın bana verdiği görevden ve Ejderha öldürdükten sonra Ejderdoğan olduğumu öğrendim,1 sene boyunca daha sıkı daha güçlü çalıştım ve Karanlık Kardeşliğe katıldım ve orda gerçek bir suikastçı oldum ve maceralarıma ve Ejderha avlamaya devam ettim, şu an 1 tane evim ve 2 tane kızım var üstelik bir de aslan gibi bir savaşçı ve kılıçlı daedram var, şu an herkese korku salan güçlü bir suikastçıyım, sırtım asla yere gelmez, favori aktivitelerim haydut kampı temizlemek, Mevkibeylerinin görevlerini yapmak, Ejderha kesmek ve kızlarımla oyun oynamak. İyilerin dostu olarak görevlerini yaparım, kötülerin suikastçısıyım, kendime göre bir koca bulamadım ve 30 yaşına kadar da bulamam gibi gözüküyor, Skyrim diyarlarında maceralarım  ve Alduin'i öldürme hedefim devam ediyor...

Abla orman elfleri cahil oluyormuş doğru mu?
(06.07.2018, Saat: 20:50)Davaro Adlı Kullanıcıdan Alıntı: Abla orman elfleri cahil oluyormuş doğru mu?

Yok kardeşim o elf düşmanı ırkçı kuzeyliler tarafından uydurulmuş bir nefret söylenimi
Karakterimin adı Anicetus Eagleacherresim
Skyrim sınırlarının dışında yaşayan asil bir ailenin ikinci oğlu. Birazcık zayıf bir çocukluk döneminin ardından büyüyünce,babası yaşlandığı için mülkünü oğullarından birine devretmek amacı ile oğulları arasında bir dövüş yaptırırır ve Anicetus karakterimiz bu dövüşü karşısındaki abisinin nida kullanmasıyla dövüşü kaybeder fakat tek kaybettiği şey dövüş değildir aynı zamanda sol gözünü de kaybeder. Bunun üzerine kendini inzivaya çeken karakterimiz 2 yıllık bir eğitimin ardından para ve güç hırsı yüzünden abisine vaşice bir suikast düzenler ve babasının eski tahdına geçer fakat işler umduğu gibi gitmez asla gitmezler ya zaten ve yakalanır sürgün edilir artık o bir kaçaktır ve ailesinin adına leke sürmüştür hapise atılır.

Tüm bu olaylar olurken Eaglearcher koltuğu boş kalmıştır ve bir gece haydutların saldırısı yüzünden konak yağmalanır ve karakterimizin babası öldürülür bunu duyan karakterimiz o gece çıldırır ve ellerini kırarak zincirlerden kurtulur ve güç aramak adına skyrime yolculuğa başlar.Fakat sınırın biraz ötesinde yakalanır hikayemizde başlar.Cheesy

Skyrimde para kazanmak zordur helgene yapılan saldırı sonrası geçimini avcılık yaparak devam ettirir.Sonrasında ise dovakhiin olduğunu öğrenir ve bu asi yolculuğa ilk admını atar.

-Yıkım büyülerinde ustadır en iyi kullandığı büyü türüdür.
-İyileşme büyülerinde de ustadır.
-Kılıç kullanmayı çok iyi bilir fakat çift el de fena halde kötüdür sadece tek el.
-Assassin yeteneği de vardır.
-Soylu bir aileden geldiği için para sıkıntısı pek çekmemiştir bu yüzden hırsızlık yeteneği yoktur.
-Tek çalışmayı daha çok sever.
-Guild olarak dark brotherhoodu çok sever hep oraya girmeyi hayal etmiştir.
-Onun dışında yoldaşları ve hırsızlar loncasını da pek sevmez fakat büyü ile yakından ilişkisi olduğu için college of the winterholda sıcak bakmaktadır.

Karakterim genel olarak böyle çok ayrıntıya girmedim.
Aynı zamanda mod yapmayı öğrenirsem türkçe bir mod yapmak istiyorum bir follower modu karakterimin oldğu bir follower modu eğer yaparsam gene bu forumdan paylaşacağım.
(07.07.2018, Saat: 18:45)Anicetus Adlı Kullanıcıdan Alıntı: Karakterimin adı Anicetus Eagleacherresim
Skyrim sınırlarının dışında yaşayan asil bir ailenin ikinci oğlu. Birazcık zayıf bir çocukluk döneminin ardından büyüyünce,babası yaşlandığı için mülkünü oğullarından birine devretmek amacı ile oğulları arasında bir dövüş yaptırırır ve Anicetus karakterimiz bu dövüşü karşısındaki abisinin nida kullanmasıyla dövüşü kaybeder fakat tek kaybettiği şey dövüş değildir aynı zamanda sol gözünü de kaybeder. Bunun üzerine kendini inzivaya çeken karakterimiz 2 yıllık bir eğitimin ardından para ve güç hırsı yüzünden abisine vaşice bir suikast düzenler ve babasının eski tahdına geçer fakat işler umduğu gibi gitmez asla gitmezler ya zaten ve yakalanır sürgün edilir artık o bir kaçaktır ve ailesinin adına leke sürmüştür hapise atılır.

Tüm bu olaylar olurken Eaglearcher koltuğu boş kalmıştır ve bir gece haydutların saldırısı yüzünden konak yağmalanır ve karakterimizin babası öldürülür bunu duyan karakterimiz o gece çıldırır ve ellerini kırarak zincirlerden kurtulur ve güç aramak adına skyrime yolculuğa başlar.Fakat sınırın biraz ötesinde yakalanır hikayemizde başlar.Cheesy

Skyrimde para kazanmak zordur helgene yapılan saldırı sonrası geçimini avcılık yaparak devam ettirir.Sonrasında ise dovakhiin olduğunu öğrenir ve bu asi yolculuğa ilk admını atar.

-Yıkım büyülerinde ustadır en iyi kullandığı büyü türüdür.
-İyileşme büyülerinde de ustadır.
-Kılıç kullanmayı çok iyi bilir fakat çift el de fena halde kötüdür sadece tek el.
-Assassin yeteneği de vardır.
-Soylu bir aileden geldiği için para sıkıntısı pek çekmemiştir bu yüzden hırsızlık yeteneği yoktur.
-Tek çalışmayı daha çok sever.
-Guild olarak dark brotherhoodu çok sever hep oraya girmeyi hayal etmiştir.
-Onun dışında yoldaşları ve hırsızlar loncasını da pek sevmez fakat büyü ile yakından ilişkisi olduğu için college of the winterholda sıcak bakmaktadır.

Karakterim genel olarak böyle çok ayrıntıya girmedim.
Aynı zamanda mod yapmayı öğrenirsem türkçe bir mod yapmak istiyorum bir follower modu karakterimin oldğu bir follower modu eğer yaparsam gene bu forumdan paylaşacağım.
Kanki baya güzelmiş karakterin öyle görünüyor ki karakterlerimizin bir ortak yanı var o da haydutlardan çektikleri var ve haydutlara düşmanlar Cheesy
(07.07.2018, Saat: 19:08)Umut Caner Adlı Kullanıcıdan Alıntı: Kanki baya güzelmiş karakterin öyle görünüyor ki karakterlerimizin bir ortak yanı var o da haydutlardan çektikleri var ve haydutlara düşmanlar Cheesy

İyi yanından bakalım bu haydutların iki tane kahramanın oluşmasına yardım etmiş Undecided
(07.07.2018, Saat: 19:34)Anicetus Adlı Kullanıcıdan Alıntı: İyi yanından bakalım bu haydutların iki tane kahramanın oluşmasına yardım etmiş Undecided

Aynen kanki bu haydutlar olmasaydı benim karakter suikastçı olmazdı sanırım suikastçı olacağı o olaydan sonra kaderine yazılmış